Green Card ile Amerika’da Yaşam

1.43BGörüntülenme
Ortalama Okuma Süresi: 5 dakika

Röportaj serisine bu sefer Amerika‘dan devam ediyoruz. Bu röportajdaki konuğum Sezen, Can’ın üniversiteden en yakın arkadaşlarından biri. Sezen, üniversite öğrencisiyken 2013 yılında Green Card çıkıyor Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınıyor. ABD’ye taşınma süreci, Green Card hakkında bilgiler ve Amerika’da yaşamın nasıl olduğuyla ilgili Sezen ile kısa bir röportaj gerçekleştirdim. Umarım Green Card ile Amerika’da yaşayan Sezen’ın hikayesini keyifle okursunuz. Öncesinde Green Card nedir, başvurusu nasıl yapılır konularında merak ettiklerinizi Green Card Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey yazısında bulacaksınız.

Merhaba Sezen, bize kısaca kendinden bahseder misin? 

Merhaba Ege. Öncelikle, ben ve annem seni çok uzun zamandır yakından takip ediyoruz. Benimle röportaj yapmak istediğin için çok teşekkür ederim.

Annem ve kız kardeşimle birlikte 2013 senesinde Amerika’ya yerleştik. Daha öncesinde İstanbul Kadıköy’de oturuyorduk. İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunuyum. Buraya geldikten 2 sene sonra tekrar okula başladım ve şu an Washington State Üniversitesi’nde “Digital Technology and Media” okuyorum.

Green Card ile Yaşam

Amerika’ya yerleşme hikayen ile başlayalım. Nasıl gittin?

Öncelikle Amerika’ya yerleşmek benim planlarım arasında yoktu. 🙂 Green Card çıkmadan önce Kadıköy’de gayet sakin bir hayatımız vardı. Ben üniversiteye, kardeşim de liseye gidiyordu. Annem bir gün işten eve geldi ve Green Card çekilişini kazandık dedi. Açıkçası çok uzun bir süre ciddiye almadık. Bana ve kardeşime uzun bir süre hayal gibi geldi, taa ki evi boşaltmamız gerekinceye kadar.  Ben Amerika’ya gitmek istemediğim için protesto edip hiç bir eşyamı toplamadım. Annem ve arkadaşları her şeyi paketledi, taşıdı. Ben sadece gitmeden önce yanıma alacaklarımı toparladım. Şimdi düşününce hiç yardımcı olmadığım için kendimi biraz kötü hissediyorum. Toplanma işini son ana bırakmıştık. Evi boşalttık ve 2 gün sonra Amerika’ya uçtuk. Eşya satma uygulamaları da bugünkü kadar yaygın değildi, bu yüzden bir çok eşyamızı dedemin evine götürdük. Bugün gidecek olsam bir çok eşyayı satardım. 🙂

Green Card nedir, neler sağlar, avantajları nelerdir, bize detaylıca aydınlatır mısın? 

Green Card, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşının sahip olduğu neredeyse tüm hakları sağlıyor. Normal bir Amerikalı gibi çalışabilir, okula gidebilir veya ev alabilirsiniz. Sadece oy kullanamıyorsunuz ve hemen Amerikan pasaportunu alamıyorsunuz.

Araya minik bir ekleme yapıyorum; Green Card için ücretsiz bir şekilde her yıl başvuru yapabileceğiniz resmi web sitesi: Green Card Başvurusu

Green Card‘ın çıktığını öğrendikten sonra size bir numara veriliyor, o numaraya göre konsolosluktan vize görüşmesi için sıra alıyorsunuz. Görüşmeniz olumlu geçtiği takdirde doktor kontrolleri, tahliller ve aşılar gibi çeşitli prosedürler var. Tüm bu süreç yaklaşık 1 sene sürüyor. 2011 yılında, 2013 Green Card’ı için başvurduk. Çekilişi kazandığımızı öğrendikten sonra da 1 Ekim 2013’te Amerika’ya giriş yaptık.

ABD’ye gelirken pasaportunuza yaklaşık 1 senelik ABD vizesi basılıyor. Konsolosluk görüşmesinde giriş yaptıktan sonra kalacağınız yerin adresini belirtmiş olmanız gerekiyor. ABD’ye giriş yaptıktan en geç 1 ay sonra devlet size asıl Green Card’ı yani oturum iznini posta ile yolluyor. Kartı aldıktan sonra ABD’ye giriş çıkış yaparken pasaportunuz ile birlikte onu da göstermeniz gerekiyor.

GreenCard’a sahip biri olarak Amerika Vatandaşlığı’na geçebiliyor musun? 

Greencard sahibi birinin ABD vatandaşlığı için ise belli bir süre gerekiyor. 5 yıl kaldıktan sonra vatandaşlık sınavına girmeye hak kazanıyorsunuz. 5 yıl içerisinde de 6 ayı geçmeyecek şekilde ülkeden giriş çıkış yapılabiliyor. Sınavda, baştan belli olan 100 sorudan 10 tanesi soruluyor ve 6 tanesini doğru bilmeniz gerekiyor. Eğer sınavı geçerseniz vatandaşlık veriliyor. Bizim 5. senemiz dolmasına rağmen bunun için biraz daha beklemedeyiz. 🙂

ABD Los Angeles Palmiyeler

Amerika’daki ilk gününde neler hissettin?

Ben uçağa binene kadar hiç bir şey hissetmedim, bavulumu bile son ana kadar toplamadım. Bütün sevdiklerini geride bırakmak çok garip bir duygu. Dürüst olmak gerekirse heyecanlanmadım. Uçaktan inip eve doğru giderken kültür ve coğrafi farklılıklar yüzümüze birer birer vuruyor. İlk gün dışarı çıkıp yemek yiyelim dedik, her şey çok kötüydü. Porsiyonlar çok büyük, her şey bizim damak tadımıza göre çok tatlıydı.Halen daha aslında öyle, sadece bir çok yeri deneyerek kendimize uygun olan tatlardı bulduk. Hala güzel ekmek arayışındayız, Amerika’da güzel ekmek satan yer bilen varsa bana da söylesin lütfen. 🙂

ABD Seattle

Green Card çıktıktan sonra hayatının akışı nasıl ilerledi? İlk nereye yerleştin? Şuanda nerede ve kaç yıldır yaşıyorsun?

Biz ilk önce aile dostumuzun yanına Ohio/Cincinnati’ye yerleştik. Orada 8 ay kadar kaldık. Cincinnati’nin iklimi cok kurak ve soğuk. Sanırım 4 aydan fazla kar yağdı. Hayatımda ilk defa -10 dereceleri burada gördüm. Çok soğuktu.

Daha sonra Washington/Seattle’a yerleştik. Buranın iklimi Istanbul’a çok benziyor. Sadece yağmurlu gün sayısı biraz daha fazla. Her yer yemyeşil, okyanus kıyısında çok güzel bir şehir. Seattle’da 4 yıldır yaşıyoruz. Burayı çok sevdik, çok güzel insanlarla tanıştık. Microsoft, Google gibi dev şirketlerin ana merkezi burada olduğu icin diğer eyaletlere göre biraz daha fazla pahalı ama değer. :))

Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştın? Amerika’ya taşınma ve alışma sürecinde seni en çok zorlayan şey neydi? 

Ben, Amerika’ya İngilizce bildiğimi sanarak geldim. Bilmiyormuşum… 🙂 Klasik herkesin de dediği gibi dil bilgim iyi ama konuşamadım. İnsanların aksanlarını anlamak ve bu konuşma tarzına alışmak biraz zamanımı aldı. Kulağım bir süre sonra alıştı ama o sinir, stress paha biçilemez tabii. Diğer zorlandığım konu ise GPS ve araba kullanmak! Haritaya mı bakayım yola mı, yaya mı geçiyor diye diye sonunda buna da alıştım. Şimdi kırmızı ışıkta makyaj yapıyorum. 🙂

Ben buraya taşınır taşınmaz hemen okula başlamadım ve çalıştığım zamanlarda tek başıma olduğum için daha doğrusu pek insan canlisi olmadığım için hemen arkadaş edinemedim. Büyük ve uzun süreli arkadaş grubundan çıkıp ilk defa tek arkadaşsız kalmak zor oldu. Ama benim şansım kardeşim Setenay ile birlikte olmamızdı. Aramızdaki ilişki abla-kardeşten yakın arkadaşlığa döndü. Hala okuldan arkadaşım yok ama iş arkadaşlarımla farklı yaşlarda olsak bile cok iyi arkadaşlıklar kurduk. Onların da çoğunluğu farklı ülkelerden Amerika’ya gelmişler kişilerden oluşuyor.

ABD Farmers Market

Amerika’da okul ve iş dönemi başvuru vs. konularından bahseder misin?

İş konusu tamamen size bağlı. Herkesin bilgisine, istediğine göre iş var. Eğer diplomanız varsa ve alanınızda iyiyseniz çok güzel işler var. Bulaşık yıkayıp, pizza dağıtarak hayatınızı gayet normal sürdürebilirsiniz. Ben hiç işsiz kalmadım. Seattle’da büyük bir market gibi bir yere başvurmuştum. Christmas zamanı birçok yer sezonluk eleman alıyor eğer sizden memnun kalırlarsa tam zamanlı işe alıyorlar. Tabi bu en basit olarak başvurabileceğiniz işler.

Okul başvuruları ise eğer liseyi Türkiye’de bitirdiyseniz İngilizce yeterlilik sınavına girip sonra başvuracağınız üniversitenin genel olarak yaptığı bir sınav var ona giriyorsunuz. Eğer lise çağında iseniz lise bittikten sonra üniversite sınavlarına giriyorsunuz.

Küçük ama önemli bir not; Amerika’daki üniversiteler eyalet içinde veya eyalet dışında oturanlara göre fiyatlandırılıyor. Eyalet içi fiyatları daha ucuz oluyor ve bu kategoriye girebilmeniz için en az 1 sene aynı eyalette oturmanız gerekiyor.

Amerika’da yaşamanın negatif yönleri var mı? 

Aklıma gelen ilk şey, artık geri dönsen olmaz dönmesen ayrı bir dert. Yurt dışına göçen insanların bir çoğu buna katılır. Türkiye’de de sevdiğim yerler, yemekler ve insanlar var ama artık burda da var. Taşındığımız günden beri bu ülkede de insanlar tanıyor, arkadaş ediniyor ve çevremizi genişletiyoruz. Burada sağlık sigortası çok pahalı. Şuanda aklıma gelmeyen bir sürü küçük şeyler vardır ama bunlar kesinlikle buradaki yaşam koşullarını etkileyecek bi negatiflik değil.

Amerika’da yaşamanın en çok sevdiğin yanlarını anlatır mısın?

Taşınır taşınmaz bir kültür şoku yaşıyorsunuz. Benim en çok dikkatimi çekenler, insanlar sırada beklerken dibinize girmemesi, araba kullanmanın çok kolay olması ve kimsenin boş yere korna çalmaması. Genel olarak teşekkür ederim, iyi günler/akşamlar sık kullanılan kelimeler ve insanlar birbirlerine çok saygılı. Herkes garip bir şekilde göz göze gelip gülümsüyor. Benim buna alışmam biraz zaman aldı. 🙂 Tamamen benim zevkimle alakalı ama çok güzel parklar, bahçeler var ve günlük dağ yürüyüşlerine gitmek çok kolay.

ABD Seattle Starbucks

Şu an Amerika’da yaşam koşullarını anlat mısın? Bir günün nasıl geçiyor?

Okulun olduğu günlerde dersten sonra  haftada 16-20 saat IT departmanında çalısıyorum. Okulun olmadığı günler ise küçük bir hediye dükkanında çalışıyorum. Günlerim genel olarak ödev yapmakla geçiyor. Hava güzelse yürüyüşe gitmeyi seviyorum. Burada çok fazla festival ve konserler oluyor. Hava kötü ise yeni kahve dükkanları keşfediyor, sinemaya gidiyorum.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

Eğer siz de yurt dışında yaşıyor ve diğer insanlara ilham olmak istiyorsanız benimle iletişime geçebilir ve sizinle de röportaj yapabilirim. 

 

2 yorum

  • Merhabalar benim eşim Amerikan ve orduda hizmet vermekte. Bizde iki sene içinde ordudan ayrılıp yerleşik bir düzene geçmek istiyoruz. Eşim aslında Texaslı ama oranın havası ve insanların biraz daha muhafazakar oluşundan dolayı seattle a yerleşmeye karar verdik. Bildiğim kadarıyla ev konusunda oldukça pahalı ve biz ev almayı düşünüyoruz kiradan ziyade. Ancak hangi yerleşim merkezleri daha güvenilir ve şehre yakın bir bilgi bulamadım. Tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

Bir cevap yazın