Bergama Gezi Rehberi

bergama antik kenti
21.9BGörüntülenme

150 yıl süren Pergamon Krallığı’nın merkezi olmuş Bergama, antik dönemde yüzyıllar boyunca çeşitli uygarlıklara sahne olmuş ve tarihi dokusunu günümüze kadar korumuş ender yerlerden birisi. Tarihte ilkler şehri olarak bilinen Bergama, ilk parşömen, 200.00 ciltlik ilk Asya Kütüphanesi, ilk büyük hastane olan Asklepion, müzik, spor, tiyatro, güneş ve çamur ile yapılan ilk doğal tedavi, ilk en dik tiyatrolu kent gibi pek çok ilke imza atmış.

Bu yazıda bilinmediği için pek tercih edilmeyen İzmir’in tarihi zengin ilçelerinden Bergama’yı anlatacağım. Bergama İzmir turunuza başlamadan önce Bergama’da gezilecek yerler, Bergama’da ne yenir ve Bergama tarihi hakkında paylaştığım bilgileri mutlaka not edin, yazının sonundaki Bergama turistik haritası ile en kapsamlı Bergama gezi rehberini kendiniz oluşturabilirsiniz. Bergama’da nerede, ne yenir konusunda favori mekanlarımı paylaştığım Bergama Mekan Önerileri yazısına göz atmanızı öneririm.

bergama antik kenti

Bergama’nın Tarihi Hakkında Bilgiler

8 bin 500 yıllık tarihi geçmişinde Bergama; İyon, Helen, Roma, Bizans uygarlıkları ve Osmanlı dönemini yaşamış bir yer. Antik Cağ’da “Pergamon” adı ile anılan Bergama, Helenistik dönemin en önemli kültür ve sanat merkezlerinden birisi olmuş. Helenistik Pergamon Krallığı’nın başkenti olan şehir, Roma egemenliği döneminde de Asya eyaletinin merkeziymiş. Makedonya Krallığı’nın egemenliğindeki şehirde, Büyük İskender’in ölümünün ardından M.Ö. 301’de, Makedonyalı Komutan Lysimakhos krallığını ilan etmiş ve böylece 150 yıl süren Bergama Krallığı dönemi başlamış. Marmara Denizi kıyısından Akdeniz’e kadar uzanan bu krallıktan geriye eşsiz bir mimari kalmış.bergama evleri

Bergama; yüzyıllar boyunca sağlık, kültür ve sanatın merkezi olmuş. Antik dönemin önemli sağlık merkezlerinden olan Asklepion, ilk yerleşim alanı olan Akropol ve Mısır Tanrıları Tapınağı olan Kızıl Avlu gibi yerleriyle İzmir’in gezilecek tarihi yerleri listesinde yer almayı başarıyor. Ayrıca Bergama tarihi değiştiren birçok ilk de gerçekleşmiş. Tarihte bilinen ilk parşömen yani deriden kağıt, ilk doğal tedavi, 200.000 ciltlik ilk Asya kütüphanesi, ilk dört tiyatrolu kent ve dünyanın ilk ve en dik tiyatrosu bu topraklarda hayat bulmuş.

bergama izmir

Bergama’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

  • 2014 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Bergama, pek çok tarihi ve kültürel değerlere sahip. UNESCO tarafından dünyada 999’uncu, Türkiye’nin 13’üncü dünya mirası kabul edildi ve koruma altındaki yerlerden biri.
  • Bergama’nın tarihindeki ilginç hikayeleri olan yerleri mutlaka görülmeli; Bergama Akropolü, Asklepion, Kızıl Avlu ve Bergama Müzesi listenizde olması gereken yerlerden.
  • Bergama Zeus Sunağı ve Athena Tapınağı 1870’li yıllarda Alman mühendis Carl Humann tarafından Almanya’ya kaçırılmış ve günümüzde Almanya’nın başkenti Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde sergileniyor.
  • Domuz Alanı olarak bilinen yer eski Rum Mahallesi’nin merkezi konumundaymış. Bergama’yı kuşbakışı görebileceğiniz bu meydan eski zamanlarda Rumlar’ın sosyalleştiği bir alan iken şu anda İttihat ve Terakki Parkı ismiyle de anılıyor. Bergama’nın en keyifli ve sakin köşelerinden biri.

bergama halısı

  • Tarihi bir Bergama konağında hizmet veren Bergama Halk Kütüphanesi Kınık Caddesi üzerinde yer alıyor. Güzel binası Bergama sokaklarında dolaşırken cadde üzerinde dikkatinizi mutlaka çekecek.
  • Bergama ünlü “Parşömen” hayvan derisinden elde edilen bir çeşit kağıt. 200 bin ruloluk kütüphanesiyle Bergama, zamanında Mısır’dan sonra dünyanın en büyük ikinci kütüphanesine sahipmiş. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan parşömen’ı tanıtan ve yaşatan Atatürk Bulvarı’nda tek bir dükkan var; Parşömen ismiyle anılan Pergamon Parchment.

 

Bergama’da Gezilecek Yerler

kale mahallesi bergama

Bergama adını antik dönemdeki ismi Pergamon sözcüğünden alıyor, sarp kayalık ve kale anlamına geliyor. İlk çağda Pergamon Krallığı’nın merkezi iken orta çağda Karesioğulları’nın merkezi ve son olarak da Osmanlı’nın önemli bir merkezi olmuş. Yani tarihte her dönemde önemini korumuş bir yer. Her geçen gün gelişen Bergama’da görülmeye değer birçok yer var. Biraz da detaylı olarak Bergama’da gezilecek yerler hakkında bilgi vereyim.

bergama akropol

Bergama Antik Kenti

Unesco Dünya Mirası Listesi’ne giren Bergama, Türkiye’nin en önemli tarihi zenginliklerine sahip yerlerden biri. Bergama Akropolü’nü dolaşırken adeta bir zaman tüneline girmiş hissine kapılıyorum. Türkiye’de beni en çok etkileyen antik şehirlerden biri. Pergamon’da tespit edilen en eski yerleşim M.Ö. 7.-6. yüzyıllara kadar dayanıyor. Bu dönemin en önemli yapıları Zeus Sunağı ve Athena Tapınağı’nın üzerindeki kabartmalarda Bergamalılar’ın Yunan tanrıları tasvir edilmiş. Bergamalılar’ın Zeus Sunağı’nı adadıkları tanrı Zeus, Yunan mitolojisinde en büyük tanrı ve bütün tanrılarınbabası olarak kabul görürmüş.

Pergamon’un kutsal alanları ile kral sarayları, tiyatro, Zeus Sunağı, Athena Tapınağı, Traian Tapınağı, Hera-Demeter kutsal alanları ve agorayı kapsayan bölge Akropol olarak biliniyor. Kent iki ana kısımdan oluşuyor, yukarı şehir daha çok kral aileleri ile ileri gelenlerin, aydınların, komutanların ikamet ettiği bir yer olmuş. Kentin orta kesiminde ise Hera ve Demeter kutsal alanları, Agora, Asklepios Tapınağı, Gymnasionlar ve kent çeşmesi yer almış. Akropolün en görkemli yapısı olan Traianus Tapınağı, antik şehrin en yukarısındaki teras kısmında yer alıyor. İmparator Traianus Tapınağı, Traian için yapılmış bir Roma dönemi mabedi.

bergama gezilecek yerler

Athena Kutsal Alanı, 10.000 kişilik tiyatronun hemen üstünde bulunan, kentin koruyucusu olduğuna inanılan akıl ve savaş tanrıçası Athena’ya adanmış. Günümüzde yalnızca temelleri kalan Bergama’nın en eski tapınağı. Ne yazık ki Athena Tapınağı gibi Hellenistik dönemin en güzel eserlerinden biri olan Zeus Sunağı’nın tüm parçaları Berlin’e taşınarak orada birleştirilmiş ve orada sergileniyor. Hellenistik dönemin en büyük kütüphanesi olan Bergama Kütüphanesi’nde parşömen kağıtlarına yazılmış 200 bin adet el yazması kitap yer alıyormuş. Fakat şehir Roma egemenliğine geçtiğinde Mısır Kraliçesi Kleopatra’ya armağan edilmiş ve o dönemde eserler giderek azalmış, zamanla da kalanlar yok edilmiş.

izmir bergama antik kenti

Bergama Antik Kenti’nin Almanya’ya Götürülme Hikayesi

Bugün temelleri halen Bergama’da olan tarihi eserlerimizin Berlin’e kaçırılma hikayesine gelecek olursak… Yaklaşık 2000 yıl önce Bergama Akropolü’nden tüm görkemiyle yükselen Zeus Sunağı, 130 yıl önce ait olduğu topraklardan çalınarak ülkemizden götürüldü. Tüm bu kabartmaları ve işlemeleri Bergama’lı ustalar tarafından yapılmış olan Zeus Sunağı’nın çalınarak Berlin’e götüren Carl Humann isimli kişi olmuş. 1865 yılında Anadolu’ya yol yapım çalışması için görevlendirilen Alman mühendis Carl, arkeoloji meraklısı biriymiş. Zaten o yıllarda Avrupa ülkeleri üstü kapalı bir arkeoloji soygunu başlatmış. Görevlendirilen bu kişilerin aslında bir diğer hedefi de gittikleri yerde tarihi eserler bulmakmış. Bölge hakkında merakı olan Carl Humann toprak altında bir Zeus Sunağı olduğunu tahmin ediyormuş ve araştırmalarına yıllarca devam etmiş.

1871 yılında kalıntıları keşfettiği alanda gizlice kazılar yapmaya başlamış. Yıllar içinde bulduğu her eseri yol yapımı için taş ihtiyacını bahane ederek önce Çandarlı’ya, oradan Alman gemilerine yükleterek Almanya’ya kaçırmış. Tabi tüm bunlar olurken Bergama halkı durumu bir zaman sonra fark ederek isyan çıkarsa da fayda etmemiş. O dönemde Almanya’ya olan yüklü borçları sebebiyle Osmanlı, bu durumu sessiz kalarak Bergama halkını susturulmuş.

Günümüzde Zeus Sunağı’nı topraklarımızdan çalan Almanlar’a karşı hiçbir hukuki mücadelemiz sonuç vermiyor. Çalınan eserlerin tamamı için Berlin’de Pergamon Müzesi kurulmuş ve orada sergileniyor. Ben de Berlin’e gittiğimde Pergamon Müzesi’ndeki tarihimizi görme şansım oldu. Ne yazık ki bir şekilde tarihimiz kaçırılmış, çalınmış, gitmesine göz yumulmuş. Seneler önce Bergama topraklarında ziyaret ettiğim bu kalıntıları görüp bir de Berlin’de aslını görmek gerçekten çok üzücü.

pergamon antik kenti

Son olarak Bergama Antik Kenti’ni ziyaret etmeden önce birkaç pratik bilgi de paylaşayım. Akropol, Bergama Ovası’na hakim bir tepede kurulduğu için yukarıya teleferik ile ulaşım sağlanıyor. Teleferik ile kente ulaşmak bayağı keyifli, kuşbakışı Bergama’yı izlemiş oluyorsunuz ama teleferik kullanmak istemezseniz aracınızla antik kentin girişine kadar ulaşmanız da mümkün.

bergama şehir merkezi

Kızıl Avlu

Bergama şehir merkezinin en gösterişli yapısı Mısır Tanrıları’na ithaf edilerek yapılmış bir tapınak. Anadolu’nun en görkemli dini anıtsal yapılarından sayılan Kızıl Avlu’nun asıl adı Sarepeion Tapınağı olsa da tamamının tuğladan yapılması ve büyük ön avlusu sebebiyle halk arasında Kızıl Avlu olarak anılır olmuş. M.S 2. yüzyılda İmparator Hadrian döneminde yapıldığı tahmin edilen Kızıl Avlu, Mısır tanrıları Serapis ve İsis adına yaptırılmış. Kızıl Avlu; bazilikası, kızıl tuğlalı yüksek duvarları, Mısır tarzı heykelleri ve sütunları, devasa kapısı ve büyük avlusuyla dikkat çekiyor.

bergama kızıl avlu

Bizans döneminde iç kısmına ilaveler yapılarak Anadolu’nun ilk yedi kilisesinden biri olarak kullanılmış, Osmanlı döneminde yuvarlak kubbeli yapılardan biri camiye dönüştürülmüş ve günümüzde Kurtuluş Cami olarak hizmet veriyor. Kızıl Avlu’nun silindirik yapısı ve tuğlalarla örülü avlusu ziyarete açık.

asklepion

Asklepion

Pergamon’un sağlık ve tedavi merkezi olan Asklepion, dünyanın ilk büyük hastanesi olarak biliniyor. Yunan mitolojisinde sağlık tanrısı olan Asklepios adına M.Ö 4. yüzyılda kurulmuş. Antik çağın en ünlü tedavi merkezi Asklepion’da uyku odalarında hastalar rüya görmek üzere uykuya yatırılır, çamur kürü, şifalı su, açlık tokluk kürleri, terapi ve müzik dinletisi gibi çeşitli yöntemlerle hastalar tedavi edilirmiş.

Asklepion’daki yılanlı sütünün günümüze kadar gelen bir hikayesi de var. Yılan simgesi, tıp biliminin sembolü haline tam da burada gelmiş. Rivayete göre, bir hasta ölmek üzere olduğu için Asklepion’a alınmamış. Bu kişi kapıda bekletilirken, aynı kaseden içtikleri süte kusan iki yılan görmüş. Yılanlar sütün başında kavga ederken süte zehirlerini saçmışlar. Bunu gören ümitsiz hasta da bu zehirli sütü içmiş ve mucize bir şekilde iyileşmiş. Bunun üzerine sağlık tanrısı Asklepios, üzerinde aynı kaptan içtikleri süte kusan iki yılan kabartmasının yer aldığı bir sütun diktirtmiş ve bu figür tıbbın simgesi haline gelmiş. Hikayesi Asklepion’da doğan bu sütunun aslını Bergama Müzesi’nde görebilirsiniz.

bergama asklepion

Asklepion’a girdiğinizde ilk olarak uzun bir yoldan geçeceksiniz. Kutsal alanı Pergamon şehri ile bağlantısı “Via Tecta” denilen bir kilometre uzunluğundaki sütunlu yol ile sağlanıyormuş. Hastalar buradan geçmeden önce rahip hekimlerce muayene edilirmiş. Ölümcül hastalar ve hamileler içeriye kabul edilmezmiş.

Rivayete göre Asklepion’un giriş kapısında “Buraya Ölüm Girmesi Yasaktır” yazarmış. Asklepion, sadece hastaların şifa bulduğu bir yer değil aynı zamanda pek çok doktor ve sağlık uzmanının da yetiştiği bir yer olmuş. Burada hastalar şifalı sıcak-soğuk su banyolarına sokulur, uyku odalarından hastalar uyutulur, rüyaları rahip hekimlerce yorumlanırmış. Ayrıca bitkisel tedaviler görür, psikoterapi uygulanır, hastalara telkinlerde bulunulur, su sesi ile terapi birleştirilirmiş.

Olumsuz hava şartlarına karşı hastaları korumak için yaptırılan yer altı tünelinden geçerek tedavi merkezine ulaşım sağlanırmış, günümüzde bu yer altı tünelini görmek mümkün. Ayrıca binlerce yıldır akan şifalı su ile o dönemde hastalar yıkanır, şifalı sudan içirilerek hastalıkları tedavi edilirmiş. Tedavi merkezine Pergamonlu bir soylu tarafından yaptırılan 3.500 kişilik dev tiyatronun hemen yanında bulunan kutsal su kaynağından su içebiliyorsunuz, aklınızda olsun.

Bergama Müzesi

Akropol, Asklepion, Kızıl Avlu ve çevresinde yapılan kazılardan bulunan eserlerin orjinal parçalarının pek çoğu Bergama Müzesi’nde sergileniyor. Bunların yanı sıra Bergama’ya komşu Pitane (Çandarlı), Myrina (Güzelhisar), Gryneion (Yeni Şakran) antik kentlerinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan eserler de bulunuyor. Ayrıca müzenin etnografya bölümünde Bergama ve yöresine ait geleneksel sosyal yaşamı, kültürel değerleri yansıtan bir koleksiyon da bulunuyor. Bergama’ya ait yöresel kıyafetleri, Bergama’ya ait gelinlikler ve gündelik giysiler, Anadolu’nun önemli halı üretim merkezlerinden biri olan Bergama’nın Yuntdağı, Kozak, Yağcıbedir yörelerinden halı, kilim, heybe örnekleri gibi eserleri İzmir Bergama Müzesi’nde görebilirsiniz.

bergama arasta

Bergama Arastası

Aynı iş kollarından esnafların üstü açık ya da kapalı dükkanlarla oluşturduğu Osmanlı tipi çarşı yapısına Arasta deniyor. Bergama Arastası da yüzyıllar boyunca farklı zanaatlara ev sahipliği yapmış bir çarşı. Geçmişte çizmeciler, pabuççular, manifaturacılar, saraçlar ve zahireciler gibi farklı loncaların bir araya gelmesinden oluşan arastada günümüzde çok az sayıda dükkan kalmış. Çarşıların arasında şu anda bazıları metruk halde bulunan Taş Han, Katır Han, Çukur Han zamanının önemli ticaret merkezileri sayılırmış. Bu hanlar arasında büyük oranda korunmuş olanı Çukur Han.

Bergama’nın meşhur dokuma halıları, kilimleri Bergama’nın köylerinde yapılır, arastada sergilenirmiş. Bergama Arastası’nı dolaşırken sokaklar arasında kaybolmak en iyi keşif yollarından biri. Hanları görmek isterseniz esnafa sorup bulabilirsiniz çünkü herhangi bir yönlendirme tabelası yok. Çarşıları dolaştıktan sonra da dev çınar ağacının gölgesinde Bergamalılar’ın arasına karışıp kahve keyfi yapın.

bergama kale mahallesi

Bergama Kale Mahallesi

Selinos Çayı’nın üstünde tepeye doğru yükselen yamaçlar halk arasında Kale Mahallesi diye anılan yerleşim yeri. Bergama’nın en eski mahallelerinden biri olan Kale Mahallesi’nin yolları çay üzerinde yer alan Selinos köprüleri ile merkeze bağlanıyor. İlçenin tarihi dokusunu yansıtan bu mahallenin sokaklarında eski Rum evlerinin kapıları, duvarları ve kepenkleri renk renk boyanmış, adeta bir sanat galerisine dönüşmüş. Sokaklar arasında dolaşırken Bergama’nın en büyük ve en eski camisi Ulu Cami’yi de Selinos Çayı’nı takip ederek bulabilirsiniz.

Kozak Yaylası

Türkiye’nin görmeye değer yeşil alanlardan biri olan Kozak Yaylası oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Kamp alanları, yürüş parkurları ve piknik alanları ile görülmeye değer bir yer. Bergama-Ayvalık yolu arasında kalan yayla çevresinde bulunan Nebiler Şelalesi’de bu bölgede gezilecek yerler listenizde olması gereken doğal bir güzellik. Çam fıstıklarıyla ünlü Kozak Yaylası ve çevresinde yetişen fıstıklar bölgenin başlıca geçim kaynağı. Kilosu 800 liranın üzerine çıkan bu değerli fıstığın büyük bir kısmı ihraç ediliyor olsa da köylerden fıstığı şehirlerde aldığımız fiyattan çok daha uyguna alabiliyoruz.

Türkiye çamfıstığı üretiminde dünyada İspanya’dan sonra ikinci sırada. Yaklaşık 100 yaşına kadar yaşayan çamlardan sadece tek bir ağaçtan yaklaşık 120 kilogram kozalak toplanıyor ve en fazla 10 kilogram fıstık elde ediliyor. Toplanan fıstıklar iç pilavda, zeytinyağlı dolmada, sarmada ve tatlılarda kullanılıyor. Kozak Yaylası’na çıktığınızda Kozak Yaşam Vadisi’nde mola verip, fıstık helvasının ve cilveli çayın tadına bakabilirsiniz.

Bergama’da Nerede Kalınır?

Günümüzde Kale Mahallesi’ndeki evlerinin çoğu kültür varlığı olarak tescillenmiş, restore edilmiş. Bu evlerden biri de konakladığım yer oldu. Ben konaklamak için Bergama’nın daha sakin bir köşesi olan Domuz Alanı diye bilinen tarihi bir meydandaki Elaia Hotel’i tercih ettim.

bergama otel konaklama

Bergama’da genellikle butik oteller Kale Mahallesi’nde yer alıyor ama sokaklar o kadar dar ki araçla bir girince çıkmak epey zorluyor. Kaldığım yer geniş bir meydanda olunca park sorunu yaşamadım. Otelin bulunduğu meydanda bulunan Akropolis restoran da en yakın mekan seçeneğim oldu, çarşıya da yürüyerek gidebildim. Tüm bunların yanında Elaia Hotel’in tarihi hikayesi beni çok etkiledi. Bulunduğu bölgede eskiden Rumlar yaşarmış, bu evde de uzun yıllar Rum bir aile yaşamış. Daha eskilerden kalan izlerin de görülebilmesi beni epey şaşırttı.

Evin girişindeki bi odada restorasyon sırasında sadece bir karış kazıldığında bile binlerce yıl öncesine ait kalıntılar çıkmış. Bergama’nın yer altında henüz keşfedilmemiş çok hikayesi var. Böyle özel bir evde konaklamak, sabah pencereyi açınca Kozak Yaylası’ndan gelen mis gibi temiz hava burayı önermem için yeterli sebepler. Oteli incelemek isterseniz diye Elaia Hotel bilgilerini de ekliyorum.

bergama halı kilim

Bergama’dan Ne Alınır?

Yazıda bahsettiğim gibi Bergama’nın en meşhur lezzeti Bergama Tulumu. Çarşıda peynir satılan birçok dükkan ve marka göreceksiniz ama ben peynirimi Yenigün Kahvaltı Salonu yani Eşref Amca’dan alıyorum, gayet güzel. Lezzetleri dışında Bergama dokumacılık konusunda oldukça gelişmiş. Anadolu halı sanatında Bergama halıcılığı önemli bir yere sahip.

Dünyanın bilinen ilk halısı Pazırık Halısı, Anadolu’da yapılmış ve özellikle Bergama’da yapılması sağlanmış. Bu nedenle Bergama halılarının ünü dünyaya yayılmış. Hatta Avrupa’daki bazı saraylarda Bergama halısı kullanılırmış. Günümüzde Bergama ve köylerinde hala az da olsa halıcılık ve kilimcilik yaşatılıyor. Kızıl Avlu’nun karşı sırasındaki antika dükkanlarından renk renk halı, kilim ve antika hediyelikler alabilirsiniz.

Bergama’ya Nasıl Gidilir?

Bergama, İzmir’in en kuzeyinde İzmir-Çanakkale yolu üzerinde yer alıyor. İzmir-Bergama arası 110 kilometre uzaklıkta ve aracınızla yaklaşık 1 saat 15 dakikada ulaşabilirsiniz. Yeni açılan İstanbul-İzmir otoyolunu kullanarak bu süreyi daha da kısaltabileceğiniz aklınızda olsun. Eğer özel araçla gitmeyecekseniz alternatif olarak minibüs ve izbanı da tercih edebilirsiniz. Ayrıca İzmir otogarından kalkan minibüslerle Bergama’ya ulaşabileceğiniz gibi İzban ile Aliağa istasyonuna gelip, belediye otobüsleriyle de rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

8 yorum

  • Bergama’ya gitmeyi düşünüyoruz. Rehberinize denk geldim. Çok güzel yazmışsınız, elinize sağlık. Konaklama için öneriniz var mıdır?
    Teşekkürler

    • Ben Bergama’ya gittiğimde konaklamadım ancak butik konaklama yerleri olduğunu duymuştum. Booking’ten içinize sinecek bir yer bulacağınıza eminim. Şimdiden iyi tatiller 🙂

  • Bergama’yi cok merak ediyordum. Daha once bir türlü gidemedim. Haftaya gitmeyi planliyorum. Rehberinizi kullancagim. Elinize saglik:)

  • Berlin’de müzesi olan Bergama’nın kıymetini bilmemiz gerekiyor… Güzel bir tarihi rehber olmuş. Emeğinize sağlık.

    • Merhabalar, öncelikle emeğinize sağlık. Keşke bir de yine Bergama dışında hiçbir yerde denk gelemeyeceğiniz kahvaltılarımızın şenlendiricisi simit ekmeğimizi yeseydiniz. Tulum peyniri ve çayla harika buluşmasını deneyimlemenizi dilerdim. Mutlu günler

Bir cevap yazın