UrlaYurtiçi

Türkiye’nin Toskanası Urla

urla merkez çeşmealtı
11.8BGörüntülenme
Ortalama Okuma Süresi: 6 dakika

Yaşanmışlığın sokaklarda hissedildiği, M.Ö. 2000 yıllarındaki adıyla Klazomenai, şimdilerde Ege’nin incisi Urla. Aynı zamanda Urla, Nobel Edebiyat ödüllü ünlü Yunanlı şair Yorgo Seferis ve edebiyatımızın unutulmaz yazarlarından Necati Cumalı’nın yaşadığı doğa ve tarihin kucaklaştığı bir belde.

Ege Denizi’nin bilinen en eski limanlarından biri olduğu kabul edilen Urla, antik çağ dönemlerinde bile zeytinyağı üretimiyle önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Sadece zeytinyağı ile değil aynı zamanda üzüm bağları ve şarapçılıkla da birçok yatırımı hak etmiştir.

urla gezilecek yerler

Urla’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

  • Urla, eski zamanlarda Klazomenai olarak anılıyordu. 12 İon kentinden biri olan Klazomenai, günümüzde tarih meraklıları tarafından ziyaret edilir.
  • Çeşmealtı, Özbek, Kuşçular, Demircili, Gülbahçe, İçmeler ve Kalabak Urla’ya bağlı beldeler arasında. Her biri Urla’nın birbirinden özel yerleri ve keşfedilmeyi bekliyor.
  • Urla çevresinde yaklaşık 12 ada var ve bunların sadece dördü yerleşime açık durumda.
  • Urla’nın son yıllarda yıldızı parlayan köyleri arasında Barbaros Köyü, Balıklıova, Özbek Köyü, Bademler Köyü ve Yağcılar Köyü yer alıyor.
  • Türkiye’de en çok enginar Urla’da üretiliyor. En iyi enginarların yer aldığı ve çeşitli eğlenceler ile renklenen ”Uluslararası Enginar Festivali” her yıl Nisan ayında gerçekleşiyor.

urla enginar festivali

  • “Urla’nın geçmişi geleceği olacak!” sloganıyla hayata geçen Urla Bağ Rotası’nda 5 tane butik şaraphane bulunuyor. Gelecek yıllar içerisinde 2 yeni şaraphane de hayata geçirilecek.
  • Urla’da her yıl düzenlenerek geleneksel haline getirilen ve “Mart Dokuzu Ot Festivali”  her yıl Mart ayında düzenleniyor.
  • Üzüme ve incire balın, zeytine yağın düştüğü gün olarak kabul edilen 14 Ağustos her yıl Urla’da Geleneksel Bağbozumu Şenliği olarak kutlanıyor.

urla gezilecek yerler

Urla’ya Nasıl Gidilir?

Urla, eskiden İzmir ile birlikte çok anılmasa da her geçen gün merkeze dahil olan bir yerleşim yeri. İzmir-Urla arası yaklaşık 38 km, özel aracınızla ile yaklaşık 40 dakikada ulaşabilirsiniz. Yanı sıra toplu ulaşım ve dolmuş seçeneği ile ulaşmak da mümkün. Üçkuyular Fahrettin Altay–Urla seferini 725 numaralı otobüs sağlıyor. Ayrıca yaklaşık 15 dakika sıklıkla kalkan Üçkuyular–Urla ya da Üçkuyular-Çeşmealtı dolmuşları ile de ulaşabilirsiniz.

Urla’da Gezilecek Yerler

urla tarihi yerler

Klazomenai Antik Kenti

12 İon kentinden biri olan Klazomenai Antik Kenti Urla-İskele yolu üzerinde yer alıyor. Antik Klazomenai kenti Urla’da yaşayan tarihin en büyük kanıtlarından biri. M.Ö. 6.yüzyıldan kalma tarihin bilinen ilk zeytinyağı fabrikası Urla’da Zeytinyağı İşliği olarak hizmet veriyor.

Urla’nın Köyleri

Urla’nın son yıllarda yıldızı parlayan köyleri; dingin köy yaşamıyla Barbaros Köyü, tarihteki ilk ismi Polikhne olan eski Rum köyü Balıklıova, küçük bir balıkçı kasabası olan Özbek Köyü, tiyatrosu ile ünlü Bademler Köyü ve Bizans hamamlarına ev sahipliği yapmış Gülbahçe. Urla’yı gezerken bu köyleri de listenize eklemenizi tavsiye ederim.

İskele Pazarı

urla gezilecek yerler

İzmir’in sevimli beldesi Urla; temiz havası, zeytinyağı, enginarı, şevketi bostanı, çeşitli şifalı otları, şarap bağları ve lezzetli deniz ürünleri ile Ege’nin incisi olmayı çoktan başardı. Her pazar günü kurulan Çeşmealtı iskele pazarından tazecik otlar, meyve ve sebzeler dışında çoğu yerde bulamayacağınız doğal ürünler alabilirsiniz. Ayrıca Urla’da avlanan balıklar, karidesler ve ahtapotlar Türkiye’nin en lezzetli deniz ürünleri olmaya aday. İskele’de her sabah açık artırmada dilediğiniz canlı balığı Çeşmealtı iskele balık mezatından alabilirsiniz.

Karantina Adası

Osmanlı İmparatorluğu döneminde bulaşıcı hastalıklarla mücadele için kullanılan ada, adını Fransızların 1865’te yaptığı karantina tesislerinden alır. Karantina Adası’nda çıkarılan çeşitli arkeolojik eserler, yerleşimin M.S. 5. yüzyıla kadar devam ettiğinin en belirgin kanıtı. Aslında dünyada bilinen 3 karantina adasından biri burası, diğerleri Dubrovnik ve New York’da. Bina Fransızlar tarafından yapılmış olsa da 1865 yılında 2. Mahmut döneminde genel sistemi düzenlenmiş. Kolera, veba gibi salgın hastalıklar yoğunlukta olması dolayısıyla uluslararası bir toplantıda çeşitli ülkelerin giriş noktalarına bu şekildeki tahaffuzhaneler yapılması planlanmış. Böylece geçmiş zamanlarda devletler dışarıdan gelebilecek bulaşıcı hastalıklardan korunmuşlar.

Burada sistem şu şekilde işliyor; yolcu gemileri geliyor, adanın açıklarında demirleniyor. Filikalarla iskeleye alınıyor, adadaki sistem ile yolcuların eşyaları toplanıyor ve insanlar da duş kısmına alınıyor. Çıkarılan eşyalar 360 derece dönebilen dolaplar ile yan odada ki görevliye iletiliyor. Eşyalar yüksek dereceli kazanlarda kaynatılıyor ve mikroplardan arındırılıyor. Gelen yolcular arasında hastalık tespit edilir ise geminin tamamı bu tesiste karantinaya alınıyor ve hasta kişi iyileşinceye kadar hasta koğuşlarında tutuluyor. Eğer hasta ölürse adanın doğu tarafında bulunan 350 kişinin yattığı kireçli mezarlığa defnediliyormuş. Şimdilerde ziyarete kapalı olsa da adanın ana girişine kadar araçla ulaşmak mümkün.

Yorgo Seferis’in Evi

urla tarihi yerler

Asıl adı Giorgios Stylianou Seferiades olan Yunan şair, nobel ödüllü Yorgo Seferis, bütün çocukluğunu geçirdiği yazlık evi şimdilerde onun adıyla anılan bir otel. Yunan edebiyatının üstadlarından Yorgo Seferis 1900’de Urla’da denize yakın sokaklardan birinde doğmuş. Seferis, balıkçıların ezbere okudukları destanları dinleyerek büyümüş. Ailesi Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine Atina’ya göç etmiş. Urla’nın çocuğu Yorgo Seferis, 1963’te yalnız Yunan şiirine değil, Avrupa şiirine de yepyeni bir soluk getirdiği gerekçesiyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış. Yorgo Seferis’in gençlik yıllarını geçirdiği ev şimdi restore edilerek butik otel olarak hizmet veriyor.

Seferis şairliğinde geldiği noktayı yani günümüzün en önemli yunan şairleri arasına girmesini sağlayan ilham ışığının İzmir ve Urla’da geçirdiği çocukluk döneminin etkisi olduğunu her zaman söylemiş. Hatta Yorgo Seferis ve ailesi Urla’yı terk ederken yanlarına hiçbir eşya almamışlar, her şeyi olduğu gibi bırakıp, kapıyı kilitleyip çıkmışlar bu yüzden çocukluğunun geçtiği bu evin önemi öylesine büyüktür ki, 14 yaşında bir daha geri dönmemek üzere terk ettiği evinin anahtarını yıllarca Atina’daki evinde saklamıştır. 1950’lerde yani yaklaşık 40 yıl aradan sonra Urla’yı ziyaret etmiş ve anıları ile kucaklaşmıştır. Sizde onun tarih kokulu evini ziyaret edip, daha yakından tanıyabilirsiniz.

Necati Cumalı Anı ve Kültür Evi

Havasından mı, suyundan mı nedir, Urla ünlü şairler yetiştirmiş. Bunlardan biri de Susuz Yaz, Nalınlar, Yalnız Kadın eserlerinin sahibi Necati Cumalı. 1921’de Yunanistan’da doğmuş ve Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ailesiyle birlikte Urla’ya gelmiş. Burada büyüyen, okuyan ve çalışan Cumalı, şiirlerinde ve romanlarında, Ege yöresi kasabalarını ve insanlarını anlatmış. Şimdilerde ise Urla’daki evinde aldığı ödüller, plaketler, film afişleri ve kişisel eşyaları sergileniyor. Hafta içi her gün 08:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Urla Sanat Sokağı

urla gezilecek yerler

Urla’nın merkezinde Zafer Caddesi üzerinde yer alan ve şimdilerde Urla Sanat Sokağı olarak anılan sokak üzerinde sağlı sollu dükkanlar var. Konsept kafeler, antikacılar, seramik atölyeleri ve el yapımı ürünlerin yer aldığı sokakta herkese hitap edebilecek bir çeşitlilik bulunuyor. İster kitap kafede huzurla bir gününüzü geçirebilir, isterseniz seramik atölyelerinde yapılan ürünleri inceleyebilir isterseniz de el işi ürünlerin yer aldığı tezgahları gezebilirsiniz. Urla Sanat Sokağı’nda en sevdiğim mekanları Vourla ve İrmik Hanım. Eski bir fırın iken şuanda ev yemeklerinin piştiği, özel davetlerin düzenlendiği, ufak ve şirin bir kafe. Burada eski fırının önündeki masa benim favori köşem, kahve içmeye buraya gelin. Urla’da Fransız tatlıları yiyebileceğiniz İrmik Hanım‘da seçim yapmak zor ama ben özellikle Lavantalı dondurmasına ve günlük pastalarına bayılıyorum.

Malgaca Pazarı

Zamanında Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde, Malgaca Pazarı’nın ortasındaki bir asmayı uzun uzun anlatmış. Urla’nın merkezinde Tarihi Malgaca Pazarı’nı bir meydanın etrafında toplanmış Urlalı esnaf olarak özetleyebilirim. Buranın yerlileri genellikle alışverişini burada yaparlar. Kahvehane, manav, terzi, bakkal, manifaturacı aklınıza ne gelirse, adeta ufak bir Kemeraltı Çarşısı. Buraya gelip gezmek, görmek ve hissetmek lazım.

Urla Bağ Yolu

Urla Bağ Yolu

Antik çağlardan günümüze kadar ulaşmış ve yaklaşık 6000 yıllık şarap geçmişi olan Urla’da şarap üreticilerinin hayata geçirdiği Urla Bağ Yolu projesi her geçen gün Urla’ya daha da değer katıyor. Şuanda hizmet veren Urla Şarapçılık, Usca Şarapçılık, Urlice Şarapçılık, Mozaik Şarapçılık ve MMG Şarapçılık’ta şarap üretimi hakkında bilgi alabilir ve şarap mahzenlerini gezebilirsiniz.

Urla Bağ Yolu

Ayrıca MMG Şarapçılık dışındaki tüm tesislerde ücretsiz şarap tadımı da yapılıyor. Bu rotanın hepsini birer birer deneyimle şansım oldu. Şarap çeşitliliği, ambiansı ve hizmet kalitesi ile benim en favorim şarap üreticim Urla Şarapçılık oldu. Şarap severler İzmir’in Toskana’sını keşfetmek için geç kalmayın. İzmir’in Toskana Tadındaki Şarap Bağları

Urla’dan Ne Alınır?

urla seramik

Urla; yöresel tatları, balıkları, şarabı ile gastronomi şehri olmaya aday. Urla’ya geldiğinizde sanat sokağından el emeği ürünler alabilirsiniz. Ayrıca Türkiye’de şarapları ve zeytinyağları ile son yıllarda adından söz ettiren Urla’dan evinize birkaç şişe şarap ve zeytinyağı almadan dönmeyin. Şarap almak için bağ yolunda yer alan şarap evlerini tercih edebilirsiniz, benim tercihim çoğunlukla Urla Şarapçılık’tan yana oluyor. Urla’dan zeytinyağı alacaksanız kesinlikle Olivurla‘yı deneyin. Özellikle severek ziyaret ettiğim seramik atölyesini sizlerle de paylaşmak istiyorum. İnanılmaz yaratıcı seramik çalışmaların yapıldığı My Stone Home Art , sanat severlerin çok seveceği bir yer. Haftanın belirli günleri cafe olarak da hizmet veriyorlar. Özel tasarlanan seramiklerin olduğu bahçede kahve keyfi yapın.

Urla Mekan Rehberi

urla çeşmealtı izmir

Ünal Kardeşler Katmer Salonu

Peynirli, kıymalı, patatesli, kaşarlı, karışık katmer yada çiğ börek. Hepsi için en iyi adres Ünal Kardeşler Katmer Salonu. Hangisini isterseniz isteyin ustası yufkanın içine malzemesini koyup bir zarf gibi kapatıp, nar gibi kızartıyor ve leziz katmerle buluşmamı sağlıyorlar. Yanında da ayran olur çay olur keyif sizin ama benim favorilerim peynirli katmer ve açık şişede ayran.

Beğendik Abi

urla gezilecek yerler

Beğendik Abi denilince akla yaprak sarma, zeytinyağlı enginar, şevketi bostan, ciğer sarma, kabak çiçeği dolması, Girit kabağı yemeği gibi lezzetler gelir. Gerçek Ege mutfağının lezzetlerini tadabileceğiniz ve özgün tatlarıyla misafirlerine her daim başarıyla sunabilen Beğendik Abi, Handan Hanım’ın insana parmaklarını yedirten yemekleri ile Urla Malgaca meydanında sizleri bekliyor.

Denizaltı Cafe

urla kahvaltı denizaltı

Urla’da deniz kenarında nefis bir serpme kahvaltı ile güne başlamak istiyorsanız tartışmasız ki Denizaltı’na gideceksiniz. İskele mevkiinde yer alan Denizaltı Cafe hem gün içinde keyifle deniz kenarında oturmak hem de leziz bir kahvaltı sofrası için vazgeçilmezlerim arasında. Manzaranın ve yemeklerin keyfini çıkarırken ekmek sepetinizi martılar ve balıklarla paylaşmayı ihmal etmeyin.

Doğa Bağ Evi

urla kahvaltı doğa bağ evi

Urla’da adı gibi doğa içinde bir kahvaltı arayanlara Doğa Bağ Evi güzel bir alternatif. Demircili köy yolu üzerinde doğayla iç içe ve ev yapımı ürünlerle kahvaltı yapmak isteyenler bayılacak. Keyifle kahvaltı yaptığım mekanlarda ilk 10 listemde. Herkes tarafından bilinmeyen ve şehir yaşamından uzak, adeta gizli bir cennet. Odun ateşinde pişen özel ekmeklerinin hastasıyım. Serpme kahvaltılarıyla sofra dolu dolu oluyor ve demlikte çay geliyor. Ayrıca kahvaltı dışında meşhur Urla güvecini de tatmak isteyenlere denemelerini tavsiye ederim.

Bonus: Özbek Köyü

özbek urla

Urla’nın keşfedilmemiş cenneti Özbek Köyü. Doğal ürünleri ve zeytinyağları ile ünlenmiş, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Özbekistan’dan gelen bir aşiret tarafından kurulmuş ve adını oradan almış fakat ne yazık ki geçmişi ve tarihi bir yangın ile silinmiş bir köy. Burayı ziyaret ettiğinizde sessizlik ve sakinlik dolu sahilinde yürüyüş yapabilir hatta katlanır sandalye ve masanız varsa hiç düşünmeden sahile kurup tüm gün keyif yapabilirsiniz.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

8 yorum

  • Yazınızı Urla Ot festivaline gitmeden önce okudum. Sayfanızdan yararlanarak dün muhteşem bir gün geçirdik. Size çok teşekkür ederiz :))

    • Ot festivaline ben gidemedim ancak takip ettiğim kadarıyla keyifli geçmiş gözüküyor. Sizlerin de yazımla güzel bir gün geçirmeniz beni çok mutlu etti 🙂

  • Yıllardır İzmir de yaşayıp bu küçük sahil kasabasının güzelliklerini bilmeden geldik geçtik. Sayenizde farkındalığımızı arttırdınız güzel mekanlar keşfetmemize vesile oldunuz

  • Çok beğendim yazınızı. Haftaya Seferihisar ve Urla’ya gideceğim. Seferihisar için yazdıklarınızı okumuştum , Urla yazınız da çok işime yarayacak gezerken 🙂
    Sevgiler
    Yasemin

Bir cevap yazın