Paris, sadece romantizmin başkenti değil! Aynı zamanda sanatı, tarihi, modayı ve dünya mutfağını bir araya getiren, büyüleyici bir dünya. İlk görüşte etkileyici bulmayan yoktur zaten ama asıl güzelliği sokak sokak dolaştıkça, bir kafede oturup etrafı izledikçe ortaya çıkıyor. Eyfel Kulesi’nin görmek, Seine Nehri boyunca gün batımını izlemek ya da bir pastanede kruvasan yemek… Paris’te her detay, ayrı bir hikâye anlatıyor.
Fransa gezinizi unutulmaz yapacak, “Paris’te yapmadan dönmeyin” dediğim en iyi deneyimleri listeledim. Paris’te ilk kez vakit geçirecekler için de, defalarca gidip hala yeni deneyimler yaşamak isteyenler için de güzel öneriler sizi bekliyor.
1. Eyfel Kulesi’ne Çıkıp Paris’i Yukarıdan İzleyin
Paris’te yapılacaklar listesinin olmazsa olmazı tabii ki Eyfel Kulesi’ni görmek. Şehrin simgesi haline gelmiş bu ikonik yapı, gündüz başka, gece başka bir havaya bürünüyor. Karşısına geçip saatlerce bakmak bile yeterince etkileyici ama şehri tepeden izlemek isterseniz kuleye çıkabilirsiniz. Üç katlı olan kuleye dilerseniz yürüyerek, dilerseniz asansörle çıkabiliyorsunuz. Eyfel’in tepesine çıktığınızda Seine Nehri, Montmartre ve Champs Elysées gibi birçok ikonik yeri kuşbakışı izleme fırsatı buluyorsunuz. Özellikle gün batımına yakın saatlerde çıkarsanız Paris’in altın tonlarını izlemek bambaşka bir deneyime dönüşüyor.
Günbatımından sonra Eyfel Kulesi’nin ışık gösteri kaçırmamanız gereken deneyimlerden birine dönüşüyor. Her akşam saat başlarında 5 dakika boyunca parıltı gösterisi başlıyor. Bu gösteriyi izlemek için en iyi noktalar Trocadero Meydanı, Champ de Mars ve Alexandre III Köprüsü.
Eyfel Kulesi’ne nasıl çıkılır diyenler için ufak bir hatırlatma, kuleye çıkmak için uzun kuyruklar oluyor. Bu nedenle biletinizi mutlaka önceden, online olarak almanızı öneriyorum. Eyfel Kulesi biletinizi buradan kolayca alabilirsiniz: Eyfel Kulesi Giriş Bileti
2. Seine Nehri’nde Tekne Turu Yapın
Paris’i keşfetmenin en romantik ve en güzel yollarından biri, hiç şüphesiz Seine Nehri’nde tekne turlarına katılmak. Bu gezi boyunca Eyfel Kulesi, Notre Dame Katedrali, Louvre Müzesi, Orsay Müzesi gibi simge yapıları görebilirsiniz. Kulağa biraz turistik gelebilir ama bir o kadar etkileyici manzaralara şahit olacaksınız. Tekne turu boyunca rehber eşliğinde Paris’in tarihi hakkında bilgi alırken, bol bol Paris temalı fotoğraflar çekebilir ya da sadece manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Gündüz yapılan turlar Paris’in siluetini daha net görmenizi sağlarken, gün batımı sonrası ışıklı turlar çok daha romantik bir atmosfer sunuyor.
Seine Nehri’nde birçok tekne turu firması var. Hepsi benzer konseptte ve yaklaşık 1 saatlik turlar düzenliyorlar. Kalkış noktaları genellikle Eyfel Kulesi’nin hemen yanındaki Pont d’Iena Köprüsü çevresinde. Ayrıca öğle ya da akşam yemeği dahil tur seçenekleri de oluyor. Romantik bir plan yapıyorsanız bu seçenekleri de değerlendirebilirsiniz: Seine Nehri’nde Tekne Turu
3. Louvre Müzesi’nde Dünyaca Ünlü Mona Lisa’yla Tanışın
Dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen müzelerinden biri Louvre, Paris seyahatinizin olmazsa olmaz duraklarından. Cam piramitten içeri adım attığınız anda sizi Antik Mısır’dan Rönesans’a uzanan dev bir sanat arşivi karşılıyor. Elbette herkesin görmek için sabırsızlandığı eser, Leonardo da Vinci’nin meşhur Mona Lisa tablosu. Ancak müze o kadar büyük ki iyi bir planlaması yaparak gezmek lazım.
Louvre Müzesi’ne Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Gelelim en çok zorlandığımız Louvre müzesine bilet nasıl alınır konusuna. Özellikle yüksek sezonda biletler haftalar öncesinden tükeniyor. Biz yer bulamadığımız için akşam ziyareti planladık. İyi ki de öyle yapmışız çünkü Louvre, çarşamba ve cuma günleri akşam 9’a kadar açık ve akşam saatlerinde içerisi çok daha sakindi. Hatırlatmakta fayda var kapıdan sınırlı sayıda bilet satışı var ve sezonda tamamen şansa kalıyor. Girişinde uzayıp giden sırada beklemekle zaman kaybetmek istemiyorsanız biletinizi gitmeden önce mutlaka online alın: Sıra Beklemeden Louvre Müzesi Giriş Bileti
Louvre müzesine en hızlıca nasıl girilir konusunda bilgi vermek istiyorum. Girişte herkes doğal olarak cam piramidin altındaki ana kapıya yöneliyor. Ama biletiniz olsa bile burada uzun bir güvenlik kuyruğu beklemeniz gerekebiliyor. Louvre’a sıra beklemeden girmek istiyorsanız, yeraltı giriş kapısı Galerie du Carrousel ya da Porte des Lions girişini tercih edebilirsiniz.
4. Paris’in En İyi Fotoğraf Noktalarını Keşfedin
Paris sokakları her bir köşesi fotoğraflık. Nereye dönseniz karşınıza kartpostallık bir manzara çıkıyor. Paris’in birçok köprüsü Eyfel Kulesi’ni fotoğraflamak için iyi bir açıya sahip ama özellikle Eyfel Kulesi’ni en iyi açıdan yakalamak için Trocadero Meydanı, Rue de l’Universite ve Champ de Mars listenizde olması gereken noktalar. Gün batımında Louvre’un cam piramidi önünde bir kare yakalamak, Montmartre’ın renkli sokaklarında poz vermek, Sacre Coeur merdivenlerinde oturup arkanıza Paris’i almak ya da Palais Royal’deki ikonik siyah-beyaz sütunlar arasında yürümek… Hepsi bu şehrin klasik ama vazgeçilmez fotoğraf duraklarından.
5. Montmartre Tepesi’nde Gün Batımını İzleyin
Paris’in en güzel bölgelerinden biri Montmartre Tepesi, panoramik şehir manzarası sunan şahane bir yer. Dar taş sokakları, sokak sanatçıları, küçük galeriler ve kafeleriyle adeta eski bir film seti gibi. Tepeye çıktığınızda sizi karşılayan Sacre Coeur Bazilikası hem mimarisiyle büyülüyor hem de hemen önündeki merdivenlerden izlenen manzarasıyla. Gün batımına yakın saatlerde buraya gelirseniz Paris’in en güzel manzara noktalarından birinde güneş batırabilirsiniz.
6. Disneyland’da Çocuklar Gibi Eğlenin
Paris’ten sadece 1 saat uzaklıkta, gerçek dünyanın gürültüsünden uzaklaşmak ve biraz hayallere karışmak isterseniz, Disneyland Paris harika bir seçenek. Yaşınız kaç olursa olsun burası kesinlikle Paris tatilinin en eğlenceli ve unutulmaz bir deneyim oluyor. Hız trenlerinden tematik alanlara, geçit törenlerinden ışık ve havai fişek gösterilerine kadar her anı ayrı bir sürprizlerle dolu. Buranın hakkını vermek için mutlaka tam bir gün ayırın. Park büyük, kalabalık olması kaçınılmaz dolayısıyla erkenden gitmek ve biletinizi önceden online almak en mantıklısı: Disneyland 1 Günlük Giriş Bileti
7. Marais Sokaklarında Butikleri ve Vintage Dükkanları Gezin
Bu kez Paris’in en keyifli mahallelerinden biri olan Le Marais’ye doğru uzanalım. Butikler, vintage dükkanlar ve küçük sanat galerileriyle dolu, keşfetmesi çok keyifli bir bölge burası. Özellikle Rue des Rosiers, Rue Vieille du Temple ve Rue des Francs Bourgeois sokaklarına adım attığınız anda özgün tasarımların, ikinci el dükkanların ve yaratıcı vitrinlerin arasında buluyorsunuz. Vintage tutkunları içinse Kilo Shop, Episode ve Freepstar gibi yerler kesinlikle uğramalı.
Marais sadece alışveriş için değil, Paris’in en güzel fırınlarından çıkan taptaze kruvasanları, sokak arası kafelerinde kahve molalarıyla ve sokaklarla keyifli bir yürüyüş için bile deneyimlemeye değer.
8. Champs Elysees’de Yürüyün, Zafer Takı’na Çıkın
Paris’in en ünlü caddelerden biri Champs Elysees (Şanzelize) boyunca yürümeden dönmek olmaz. Işıl ışıl vitrinler, lüks markalar ve tarihi kafeleriyle dolu bu geniş cadde, yürürken tam bir Paris klasiğini yaşatıyor. Cadde boyunca yürüdükten sonra en sonunda karşınıza Zafer Takı (Arc de Triomphe) çıkacak. Sekiz caddenin yıldız gibi birleştiği o meşhur manzara ile Paris’i farklı bir açıdan görmek için Zafer Takı’nın terasına mutlaka çıkın. Özellikle gün batımı saatlerinde manzara çok daha büyüleyici oluyor. Zafer Takı Teras Bileti
9. Galeries Lafayette’in Terasından Şehre Bakın
Paris’te alışveriş yapılacak yerler denilince ilk akla gelen yer Galeries Lafayette oluyor ama bu tarihi alışveriş merkezinin asıl sürprizi çatısında gizli! Burası sadece alışveriş için değil, Paris’i fotoğraflamak için en güzel noktalardan biri. Eyfel Kulesi’nden Montmartre’a kadar uzanan panoramik bir Paris manzarası sunan bu teras, hem ücretsiz hem de oldukça etkileyici. Tepeye çıktığınızda kendinizi Paris’in minyatür bir maketinin üzerindeymiş gibi hissediyorsunuz.
10. Moulin Rouge’da Bir Kabarede Gösteri İzleyin
Paris’e geldiğinizde dünyanın en ünlü kabaresi Moulin Rouge’da bir performans izlemek gerçekten çok unutulmaz bir deneyim. Kırmızı yel değirmeniyle süslenmiş bu ikonik kabare, sahneye adım atıldığı anda sizi bambaşka bir dünyaya taşıyor. Rengarenk ışıklar, gösterişli kostümler, büyüleyici danslar ve o unutulmaz sahne şovlarıyla tam anlamıyla bir görsel şölen yaşıyorsunuz. İster sadece gösteriye katılın, isterseniz yemekli opsiyonu tercih edin, her şekilde eğlenceli bir gece sizi bekliyor: Moulin Rouge Gösterisi Bileti
11. Fransız Mutfağı’nın Klasiklerini Tadın
Paris’te yemekler ayrı bir deneyim. Sokak arası büfelerden şık restoranlara kadar her yerde bir lezzet hikayesi var. Paris’te ne yenir derseniz meşhur Fransız yemeklerinden listenize soğan çorbası, escargot (salyangoz), boeuf bourguignon ya da bir dilim dolu dolu quiche mutlaka eklenmeli. Paris’te uygun fiyatlı yemek için Bouillon Chartier, Bofinger ve Pigalle gibi popüler ve uygun fiyatlı bouchon restoranlarını seçebilirsiniz.
12. Versay Sarayı’nın İhtişamına Tanık Olun
Paris’ten trenle yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Versailles Sarayı, şehrin en güzel yapılarından biri. Fransız kraliyet tarihinin en görkemli dönemlerini yansıtan bu saraya adım attığınız anda Aynalı Galeri, altın varaklı salonlar, kraliyetin yatak odaları ve gösterişli şapelle karşılaşıyorsunuz. Ancak Versay yalnızca iç mekanla sınırlı değil. Sarayın arkasında yer alan dev bahçeler de en az içi kadar etkileyici. Çeşmeler, labirentler, heykeller ve küçük göletlerle dolu bu alanlarda yürümek çok keyifli.
Buraya geldiğinizde en az yarım gün ayırmalısınız. Büyük tur gruplarının kalabalığından etkilenmemek için özellikle sabah erken saatlerde gitmenizi öneririm: Versay Sarayı ve Bahçeleri Giriş Bileti
13. Fransız Kafelerinde Keyif Yapın
Paris’in kafe ve restoranlarda oturmak buradaki kültürün bir parçası. En meşhur Paris kafelerinden Cafe de Flore’de oturup sokaklarda geleni geçeni izleyebilir, Angelina’da meşhur sıcak çikolatasından içebilir ve St. Germain’in ünlü kafelerinden Les Deux Magots gibi klasiklerde kahve molası verebilirsiniz. Aynı zamanda bu mekanlarda Fransa’nın geleneksel yemeklerini tadabilir, kahvaltı ya da bruncha gidebilirsiniz.
Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.













