Röportaj

Röportaj: Hollanda’da Yüksek Lisans Yapmak & Yerleşmek

Hollanda Yüksek Lisans Eğitimi
430Görüntülenme
Ortalama Okuma Süresi: 8 dakika

Yurt dışında yaşam deneyimleri hakkında röportaj serisinde bu hafta okul sebebiyle Hollanda‘ya göçen sevgili Tuğçe ile ilham verici bir yazı bir karşınızdayız. Konuya geçmeden önce Tuğçe tanışma hikayemizden kısaca bahsetmek isterim. Biz 2013 yılında Amerika’da Work & Travel yaparken aynı iş yerinde çalışıyorduk ve o dönemde iyi ki yollarımız kesişti dediğim arkadaşlarımdan biri olmuştu. Dünyanın bir ucunda hem çalışıyor hem de boş günlerimizi bol gülücüklü, dolaşmalı, eğlenmeli geçirmiştik. O zamandan sonra ülkemize döndüğümüzde farklı şehirlerde yaşasak da arkadaşlığımızı devam ettirdik. Şu günlerde Tuğçe, Hollanda’da yeni bir hayata yelken açtı ve bende hikayesini sizlerle paylaşmak istedim. Hem Avrupa’da yüksek lisans nasıl yapılır diyenler için hem de Hollanda’da master/yüksek lisans yapmayı düşünenler için faydalı olacak hem de Hollanda’da yaşam üzerine fikir verecek bir yazı olacağını düşünüyorum.
hollanda yüksek lisans

Tuğçe, bize kısaca kendinden bahseder misin?

Öncelikle çok teşekkür ediyorum böyle bir platforma beni de dahil ettiğin için çok mutlu oldum. Kendimden kısaca bahsedersem, Bilkent Üniversitesi İşletme bölümü 2016 mezunuyum. Gezmeyi ve farklı şeyler denemeyi cok seviyorum, ki bu ortak noktamız sanırım 🙂 Şu anda ise Hollanda’da Danone şirketinde İnsan Kaynakları departmanında çalışıyorum.

Ne zamandan beri Hollanda’da yaşıyorsun?

Yaklaşık 2,5 senedir Hollanda’dayım. Aslında Hollanda‘ya gelişim yüksek lisans yapma kararım ile başladı. Mezun olacağım zamanlarda ben de herkes gibi sorguluyordum ne yapmalıyım, beni en çok ne mutlu eder ya da ilerde yapamayıp şimdi yapabileceğim şeyler nedir gibisinden. Ve tüm bunların cevabı, beni başka bir ülkede master yapmaya ikna etmiş oldu. Yüksek lisansımı Tilburg Üniversitesi’nde yaptığım için, öncelikle Tilburg’ta 1 sene kadar yaşadım. Daha sonrasında, biraz iş deneyimi elde etmek açısından Danone Amsterdam ofisinde staj yapmaya başladım. Derken, Utrecht’e 6 aylığına taşınmaya karar verdim. Biliyorsunuz, Hollanda o kadar küçük ki, farklı şehirde bile olsanız bir şekilde her yere yakın oluyorsunuz. Utrecht maceramdan sonra tekrar Tilburg’a taşındım, çünkü tezimi yazmam gerekiyordu, sonuçta üniversiteye yakınlık da önemli. Derken, şu an Tilburg’ta yaşıyorum, fakat yakın bir zamanda Rotterdam’a taşınıyorum. İşe daha yakın olması, daha büyük ve dinamik bir şehir olması nedeniyle. Yani 2,5 senem aslında biraz da göçebe bir şekilde geçti gördüğünüz gibi.

Şuan orada neler yapıyorsun?

2018 Ağustos ayında Danone Amsterdam ofisinde İnsan Kaynakları departmanında işe başladım. Dediğim gibi öncesinde 9 ay kadar aynı departmanda staj yapmıştım. Tabi yeni başladığımdan ötürü bu aralar zamanımın büyük çoğunluğu işimden oluşuyor. Vakit bulduğum sıralarda uygun uçak biletlerini kaçırmamaya çalışıyorum ama öğrencilik zamanındaki kadar çat kapı başka ülkelere gidemiyorum şu sıralar.

avrupa yüksek lisans master hollanda

Hollanda’yı yüksek lisans için  önerir misin? Nasıl bir süreçten geçtin, neden burayı tercih ettin?

Kesinlikle öneririm ama şunu da söylemem gerekir ki kolay olmadı. Master olarak Hollanda‘yı seçme kararım üniversiteden bir hocamın önerisiyle oldu. Biraz araştırdıktan sonra Bilkent ile Tilburg arasında da bir anlaşma olduğunu keşfedince, Tilburg Üniversitesi’nin de dünya sıralamalarında iyi bir yerde olması bana Hollanda kararını verdirmiş oldu. Tabi ülkenin yaşam standartları ve düzeni de bu kararımda etkili olmuştur. Neden kolay olmadı konusuna gelecek olursak da, karar aşamam aslında çok fazla kararsızlıklarla geçti. Türkiye’de kabul olduğum bir iş vardı ve hali hazırda bana “comfort zone” dediğimiz kavramı sağlayacak birçok imkanı da vardı. Ama dediğim gibi, başka bir şeyin arayışındaydım. Başka deneyimlerin, bambaşka bir yerde bir süre de olsa yaşamanın. Tabi bu kulağa çok heyecanlı ve çekici görünse de, konfor alanından çıkmak kolay bir şey değil. Öncelikle Hollanda eğitim tarzı bakımından Türkiye’den çok farklı. O yüzden Master’ımı uzama durumları oldu, birçok arkadaşım gibi. Ve bu süreç Türk Lirası’nın çok değer kaybettiği zamana da denk gelince harcadığın her Euro insanı iki kere düşündürür oluyor. Ya da Hollanda’da ev bulmak mesela, uygun fiyata ev bulmak, Türkiye’nin aksine kolay bir süreç değil. Euro ve Türk Lirası arasında dağlar kadar fark olunca da bütçenin elinde eridiğini görüyorsun ve kalan miktarla bir hayat kurmaya çalışıyorsun. Büyük fedakarlıklar yapman gerekiyor yani, alıştığın konforun dışına çıkman. Bunlar zor kısımlarıydı, şimdi güzel taraflarına geçiyorum. Şunu mutlaka söylemeliyim ki, Hollanda’nın yabancılara tanıdığı firsatlar başka Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda gerçekten inanılmaz. Eğer şu zamana kadar iyi bir birikim edindiysen eğitim anlamında, burada bu birikimleri değerlendirebilirsin. Örneğin, yurt dışında staj yapmak gibi. Öyle Türkiye’deki gibi kısa zamanlı da değil, 6 aydan başlıyor burdakiler. Ben 9 ay yaptım mesela. Ayrıca belli bir maaş alıyorsun şirketten, genellikle yol masrafların da karşılanıyor ve üstüne yurt dışında çalışma deneyimi elde ediyorsun. Ve başka kapılar açılıyor sonrasında. Ben şahsen şu an Hollanda’da çalışıyorsam, bu stajımın bana açtığı kapılar sayesinde olmuştur. Kısacası, yüksek lisans için Hollanda’yı öneriyorum ama daha çok önerdiğim bir şey varsa o da burada kısa süreli bile olsa iş deneyimi elde etmek. Türkiye’ye bile dönmüş olsan, çok faydası olur.

Hollanda’da hayat nasıl geçiyor? Hayatından memnun musun?

Hollanda’da hayat havaların güzelliği ile kesinlikle doğru orantılı bir şekilde ilerliyor. Hava güzelse, güzel bir park ya da kanal kenarı bulmuşsan, yanında da sevdiğin birkaç insan varsa o zaman müthiş oluyor. Bir sürü festival oluyor, her türde. Çok güzel konserler oluyor mesela. Yani canın ne yapmak isterse bulabiliyorsun. Ayrıca, Hollanda’dan birçok Avrupa ülkesine çok uygun fiyatta uçak bileti bulabiliyorsun, o da müthiş bir şey bence. Güzel havaları güzel bir şekilde değerlendireceğin birçok imkan var yani. Havalar soğuduğunda da, ki çok soğuk olabiliyor, o zaman da güzel insanlar biriktirmeni öneririm çevrende. Çünkü genellikle aktiviteler eve kayıyor o zamanlarda. Onun da ayrı bir güzelliği var tabi.

yurtdışında yüksek lisans

Hollanda’da sadece İngilizce bilmek yetiyor mu? Kendi dillerini bilmeden yaşamak zor mu?

Hollanda ile ilgili en önemli şeylerden birisi bu çünkü herkes İngilizce biliyor, ana dilleri gibi! Hiçbir şekilde sıkıntı çekmiyorsun. Tabi bazı temel şeylerin bilinmesi faydalı oluyor, mesela markete gittiğinde ya da trene binmek istediğinde. Bunları da zaman içinde öğreniyorsun zaten. Kültüre tam anlamıyla aşina olmak için, kendi dillerini öğrenmenin tabi ki artıları var ama Hollanda’da o kadar farklı ülkelerden insanlar var ki, iyi bir İngilizce tamamen yeterli oluyor. Mesela ben İngilizce iş yapıyorum ve Hollandaca bilmiyorum. Şirket dilimiz zaten İngilizce, o yüzden Hollandalılar da İngilizce konuşuyor. Ama çalıştığın şirketle de alakalı tabi. Bir yabancı olarak çok uluslu şirketlerde çalışıyorsan, Hollandaca bilmen şart olmuyor.

Hollandalılar’dan biraz bahseder misin? Bir Türk’ün anlaşması zor mu? Benzerliklerimiz var mı?

Tamamen farklı kültürler… Biz ne kadar deli dolu ve ne kadar heyecanlı bir milletsek, onlar daha sakin. Ülkelerin yaşadığı koşullar çok önemli tabi burada. Ülkedeki her olay yaşayanları ve onların yaşam tarzını direkt etkilediği için Türkiye ve Hollanda’yı karşılaştırınca bazı farklar ortaya çıkıyor. Hollanda genel olarak sakin bir ülke, kaos pek yok, büyük problemler ya da zıtlıklar yok. Öyle olunca, insanlar da hallerinden memnun ve sakinler. Bu gittiğin her yerde anlaşılıyor zaten. Yürüyüşe çıkıyorsun ya da trendesin, tanımadığın bir insan sana günaydın diyor, halini hatrını soruyor. Ya da markettesin, kasiyer sana o kadar güler yüzlü davranıyor ki bazen şaşırıyorsun acaba beni bir yerlerden tanıyor mu diye 🙂 Başka bir fark olarak, bizim insanımızla karşılaştırdığında Hollandalılar daha direkt mesela. Biz daha dolaylı söyleriz ya, onlar öyle değil. Bazen Hollandalı olmayanlar tarafından bu kaba olarak algılanabiliyor mesela. Ya da biz daha son dakikacıysak, onlar daha planlı. Masterımı yaparken her Hollandalı öğrencinin ajandası vardı mesela, inanılmaz şaşırmıştım. Ajandanın dışına çıkamazsın yani. Biz daha son dakikacı olunca haliyle daha da pratik oluyoruz. Bir Türk’ün anlaşması zor değil, çünkü Hollanda’da doğup büyümüş olan o kadar çok Türk var ki her Hollandalı en az bir Türkçe kelime bilir ve aşinadır zaten Türklere. Hollanda’da yaşayan en büyük azınlığız yanılmıyorsam ya da Faslı’lardan sonra en büyük azınlık da olabiliriz.

tilburg üniversitesi hollanda

Peki, Hollanda’da yaşamanın zorlukları var mı?

Hollanda’da bir yabancı olarak yaşamanın bazı zorlukları var, evet. Bu her yerde böyledir sanırım. Kur farkı başlı başına bir zorluk. Okula ödediğimiz miktar, Avrupalı bir öğrencinin ödediği ile karşılaştırdığında çok fazla. Dediğim gibi ev bulmak kolay değil, ben hala göçebeyim mesela. Onun dışında, eğer çalışıyorsan ve işinle aynı şehirde yaşamıyorsan trenler bazen sıkıntı olabiliyor. Her yere tren var aslında o bakımdan ulaşım çok kolay, o kadar mobilsin ki bu ülkede. Ama hava şartlarından dolayı özellikle kışın çok fazla iptaller olabiliyor. Biraz uzakta yaşıyorsan eve gece yarısı vardığın zamanlar oluyor yani. Ama tüm bunların dışında, Hollanda bir yabancı olarak yaşaması gerçekten kolay olan ülkelerden birisi. O kadar çok yabancı var ki. Her gün bir yerlerden Türkçe konuşan insan sesleri duyuyorum ve Türkiye’de miyim acaba diye düşündüğüm oluyor 🙂

Okulun bittikten sonra orada kalmak istersen süreç nasıl işliyor?

Hollanda’ya gelmek isteyenlerin bence bilmesi gereken en önemli şeylerden birisi şu ki; yüksek lisansı bitirdiğinizde Hollanda size bir sene kadar çalışma ve oturma izni veriyor. Bu birçok insan için mükemmel bir fırsat. Bir sene içerisinde iş bulmuş o kadar çok arkadaşım var ki, ben de buna dahilim. Bir seneden sonra çalıştığınız şirket sizinle çalışmak isterse sponsor olması gerekiyor. Onun dışında kalamayacağınızı bilmekte fayda var.

hollanda master

Son olarak, yurt dışında yüksek lisans yapmayı düşünen kişilere birkaç tavsiyede bulunacak olsan neler söylersin?

Öncelikle ne için gittiğiniz çok önemli. Çünkü gideceğiniz okulun başarı sırası önemli olduğu kadar gideceğiniz ülkenin de size bir yabancı olarak sağladığı şartlar çok önemli. Bütçenizi çok iyi ayarlamanız gerekiyor. Bazen herşey planlandığınız gibi gitmiyor, özellikle de başka bir ülkedeyken ve kur farkı gibi ciddi bir problem varsa. Bir de gittiğiniz ülkenin size sağlayabileceği şartları çok iyi araştırmanızı tavsiye ederim. Çünkü hayatınıza o kadar katkısı oluyor ki. Sadece bir ya da iki seneliğine master için gelip, sonra Türkiye’ye geri dönmek istiyor olabilirsiniz ya da aslında başka bir ülkede başka bir hayat kurmak için de gidiyor olabilirsiniz ama kaldığınız süre boyunca kendinizi olabildiği kadar geliştirin. Sadece master icin gelmiş bile olsanız, başka şeylerin de arayışı içinde olun. Mesela çalışın, çokça gezin, farklı aktivitelere katılın, yeni insanlar tanıyın. Değişime ve gelişime açık olun. O kadar farklı kültürler, o kadar farklı yaşayış biçimleri görüyorsunuz ki bunların hepsinden bir parça kendinize kattığınızda, kendinizdeki perspektif değişimini fark ediyorsunuz zaten ve bence bundan keyif alıyorsunuz. Ama hepsinden önce gitmek gibi bir düşünce aklınıza girdiğinde eğer uygun şartlarınız varsa ertelemeyin derim. Cesaret edin ve deneyin, sonrasına bakarsınız.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

2 yorum

  • selamlar,
    çok bilgilendirici bir söyleşi olmuş çok teşekkürler.
    benim merak ettiğim. Yüksek lisans yaptıgında örneğin 1 yıllık bir yüksek lisans programında, o süre boyunca çalışma izni olabiliyor mu? Bazı ülkelerde haftalık 10 yada 20 saat olabiliyor. Ayrıca yüksek lisans bittikten sonra 1 sene oturma ve çalışma izni mi var yoksa 1 sene boyunca iş arama ve bulunursa anca devam etme hakkı mı var.

    Teşekkürler şimdiden 🙂

    • Merhaba Onur,
      Faydalı bulmanıza çok sevindim. Çalışma izni üniversiteler açıkken haftada en fazla 10 saat; haziran, temmuz ve ağustos aylarında ise tam zamanlı oluyor. Okul bittikten sonra iş arama süren var bu sürede iş bulursan vizen çıkıyor.

Bir cevap yazın