Röportaj

Röportaj: Avrupa Gönüllü Hizmeti

Gençler İçin Uzun Dönem Avrupa Gönüllü Hizmeti

AGH ile Avrupa'da Yaşam
2.18BGörüntülenme
Ortalama Okuma Süresi: 12 dakika

Blogda uzun zamandır sizlerle paylaşmak istediğim röportaj serisinin ilki ile karşınızdayım. Canım arkadaşım Selen ile Avrupa Gönüllü Hizmeti hakkında çok keyifli bir röportaj yaptık. Umarım Selen’in hikayesi ve deneyimleri sizlere de ilham olur. Bu yazıda Selen’in Avrupa Gönüllü Hizmeti deneyimi, AGH nedir, başvuru aşamaları, katılım koşulları, sağladığı deneyimler ve katıldığı proje hakkında detaylı bilgiler bulacaksınız. Lafı fazla uzatmadan sözü Selen’e bırakıyorum.

avrupa gönüllü hizmeti

Bize kısaca kendini tanıtarak başlayalım.

Ben Selen Suer. Dokuz Eylül Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun oldum.

Almanya’da uzun süreli yaşama hikâyen ile başlayalım. Neden gittin, süreç nasıl ilerledi?

Bölümüm Almanca ve İngilizce olmak üzere iki dilde eğitim veriyordu. Ben de bu öğrendiğim dilleri, konuşulduğu ülkelerde pekiştirmek istediğim için yurtdışına çıkmanın yollarını aramaya başladım. Dönemin koşulları gereği yurtdışına seyahat etmek, özellikle yurtdışında uzun süreli kalmak oldukça pahalı olduğu için hem ekonomik hem de bana faydalı olacak imkânların arayışındaydım açıkçası. Tam bu sırada internetteki bir ilan gözüme çarptı. Avrupa Gönüllü Hizmeti’nden, yani dünyaca bilinen adıyla European Voluntary Service-EVS‘den bahsediyordu. Başta Avrupa Birliği ülkelerinde olmak üzere konaklama, yeme-içme, cep harçlığı ve sağlık sigortası+vize+gidiş-geliş bilet ücretinin karşılandığı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı’nca (Türkiye Ulusal Ajansı) desteklenen Erasmus+ programının “Bireylerin Öğrenme Hareketliliği” bölümünde yer alan Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH) ile karşılaştım. Benim EVS/AGH maceram da tam olarak burada başladı.

Avrupa Gönüllü Hizmeti’ni öğrendikten sonra açıkçası bunu kendim de gerçekleştirmek çok istedim. O zaman yıl 2015’ti daha üniversitede okuyordum. Mezun olmama bir sene vardı. Uzun dönem AGH yapmak için mezun olmayı beklemem gerekiyordu. Bu sırada fark ettim ki gördüğüm AGH projelerinin çoğu Sivil Toplum Kuruluşları (STK)’nda gerçekleştiriliyordu. Avrupa Gönüllü Hizmeti’nde herhangi bir dil veya deneyim şartı olmamasına rağmen bir STK’da işleyişin nasıl olduğunu ve gönüllülüğün ne anlama geldiğini bilmenin bana başvurularda büyük bir avantaj sağlayacağını düşündüm. Bu doğrultuda da İzmir’de aktif faaliyet gösteren gençlik organizasyonlarını araştırmaya başladım ve yolum Pi Gençlik Derneği’yle kesişti. Yaklaşık olarak iki sene Ulusal Ağlar ve Yerel Temas Sorumlusu olarak orada gönüllülük yaptım. Bu süreç beni AGH’ye hazırlayan büyük bir kazanım oldu. Bu arada gitmeme bir sene olmasına rağmen başvurular yapmaya başlamıştım. Fakat bir türlü olumlu yanıt alamıyordum ve bu sırada başvurularda neredeyse 1,5 seneyi tamamlamıştım.

Bir gün arkadaşımın “Selen, acaba daha önce yurtdışı deneyimin olmadığı için mi çağırılmıyorsun” demesi üzerine kısa dönem AGH yapmanın benim için faydalı olacağına karar verdim ve başvurularıma artık kısa dönem projeler de eklenmişti. 1 ay sonra da Makedonya’nın Kochani şehrinde gerçekleştirilecek bir aylık bir projeden onay aldım. Oradaki gönüllülük faaliyeti bana yurtdışında gönüllüğün nasıl işlediğini gösterirken yurtdışında yaşam konusunda da fikir edinmeme ışık tuttu.

Makedonya’dan döndükten sonra artık uzun dönem AGH yapmak istediğimden emindim. Gönüllülük bana hayat katan, farklı hayatları ve yaşam biçimlerini sunan, yardım etmenin, bir insanın yüzündeki mutluluğun nedeni olmanın sevincini yaşatmıştı. Ve bu sevinç kaldığı yerden devam etmeliydi. Makedonya’dan döndükten iki ay sonra AGH yapmak istediğimi iyi bilen bir arkadaşımın “Selen, bak Almanya’nın Frankfurt am Main şehrinde uzun dönem bir AGH projesi var, başvursana” demesi üzerine projeye başvurdum. İşin güzel tarafı acil olarak bir gönüllü arıyorlardı. Bu da demek oluyordu ki projeden onay alırsam, kısa sürede Almanya’ya gidebilirdim. Başvuruma ertesi gün geri döndüler ve bir hafta içinde Almanya ile de yaptığımız görüşmenin sonucunda İstanbul merkezli “Gençtur” organizasyonunun gönderici ve ICJA Freiwilligenaustausch weltweit e.V. ‘nin ev sahibi kuruluş olarak görev üstlendiği bir AGH projesinden onay aldım.

avrupa gönüllü hizmeti

AGH nedir, bize detaylıca aydınlatır mısın? Başvuru süreci nasıl ilerledi? Proje bulma işleri nasıl oluyor?

Erasmus+ programı veya komşu ortak ülkelerinden birinde, kısa dönem (59 güne kadar) veya uzun dönem (2 – 12 ay) bir dernek/organizasyon/kuruluş çatısı altında gönüllü olarak faaliyet göstermenizi sağlayan bir programdır. Kısa dönem yapan gönüllüler (1 ve ya 2 ay) sonrasında geri kalan gün sayısını 1 yıla tamamlayacak kadar uzun dönem AGH de gerçekleştirebilirler. Cinsiyet, dil, din, ırk, eğitim durumu farkı aranmaksızın söz konusu ülkelerdeki 17 – 30 yaş arasında her birey eşit koşullarda programdan yararlanabilir.

Avrupa Gönüllü Hizmeti‘nin (AGH) amacı, Avrupa Birliği’ne dâhil olan/olmayan ülkelerde çeşitli konulardaki gönüllü faaliyetlere gençlerin katılımını teşvik etmektir. Programa katılmak için tek şart 17-30 yaş arasında olmaktır. Yabancı dil zorunluluğu bulunmamakla birlikte, proje içeriği aktif konuşma gerektiriyorsa; temel düzeyde dil becerisi istenebilir. Programa katılım ücretsizdir ve katılımcıların temel ihtiyaçları karşılanmaktadır. (Yolculuk – Vize – Konaklama – Cep Harçlığı – Üç Öğün Yemek Masrafı – Sağlık Sigortası)

Avrupa Gönüllü Hizmeti projelerine katılmak için iki yol var. Bu yollardan birini tercih edip Erasmus+ programı kapsamında gönüllü olarak yurt dışına gidilebilir. Fakat tercih yapmadan önce atılacak ilk adım kendine Türkiye’de bir Gönderen Kuruluş bulmaktır. Birinci yol, Gönderen Kuruluş olarak hâlihazırda projesi kabul olmuş ve gönüllü arayan bir kurum bulup onlarla irtibata geçmek ve projelerine başvuru yapmak. İkincisi ise yurt dışında gönüllülük yapmak istediğin ülkedeki projeyi bulup onlar ile iletişime geçmek ve gönüllü olarak seni projelerine kabul ettikten sonra kendine bir Gönderen Kuruluş bulmak.

Benim tavsiyem projeden kabul alıp gönderen kuruluş bulma telaşına girmektense önceden gönderen kuruluşu netleştirmek olacaktır. Hatta hâlihazırda projesi kabul almış ve gönüllü arayan bir dernek/organizasyon bulursanız işiniz oldukça kolaylaşacaktır. Peki, bu kuruluşlara ve projelere nereden ulaşabilirim diye merak ediyorsanız: EVS Database – European Youth Portal

Bu siteden hem yurtdışındaki ev sahibi organizasyonları hem de Türkiye’deki gönderici kuruluşları öğrenip aynı zamanda hâlihazırda gönüllü arayan projelere ulaşabiliyorsunuz. Sadece EVS Database (AGH Veritabanı) proje bulmak için yeterli olmayacaktır. O yüzden EVS ile ilgili tüm web sayfalarını takip etmelerini özellikle Facebook gruplarına dâhil olmalarını tavsiye ederim, çünkü bu tür gruplarda EVS Database’de göremeyeceğiniz ilanlara denk gelebilirsiniz. Ayrıca Türkiye’de bulduğunuz gönderici kuruluşların sosyal medyalarını da takip ederseniz güncel olarak tüm proje ilanlarına ulaşma sürenizi kısaltmış olursunuz.

Proje ilanları arasından kendinize uygun bir proje bulduktan sonra ilan başvurusunda temelde iki hazırlık yapmanız beklenecek sizden. Birincisi Europass CV, diğeri ise motivasyon mektubu. Europass CV özellikle eğitim, iş deneyimi ve dil gibi kazanım ve yetkinliklerinizi detaylandıran bir CV formatıdır. Uygun bir özgeçmiş oluşturmak için Europass CV adresinden detaylara ulaşabilirsiniz.

Her AGH başvurusunda ev sahibi kuruluş sizlerden Europasss CV’nizi onlarla paylaşmanız bekleyecektir. Bunun yanı sıra başvurduğunuz projeyle ilgili olarak o zamana kadar neler yaptığınızı paylaşıp aynı zamanda onların projelerine nasıl katkılar sağlayabileceğinizden bahsedeceğiniz yer ise motivasyon mektubunuz olacaktır. Burada en çok dikkat edilmesi gerekilen noktanın her proje için ayrı bir mektup hazırlamak olduğuna inanıyorum. Her projeye aynı mektubu göndererek sadece o projeden onay alma şansınızı azaltmış olursunuz. Bunlara ek olarak AGH sürecimde yaptığım araştırmalarda özellikle sadece bu iki başvuru aracıyla kalmayıp kişilerin kendilerinden bahsettikleri sunum ve kısa videolara da rastladım. Her ilanda yaklaşık 100 ve belki de daha fazla başvuru alan bir kurumun her bir CV ve motivasyon mektubunu okumak yerine daha az zamanını alıp kişiyi tanımasına olanak tanıyan uygulamalara yöneleceklerini de hesaba katmanızı öneririm.

evs gönüllü hizmeti projesi

Peki, gönüllü olarak bir projeden onay aldık. Orada ne gibi görev ve ya çalışma şekilleri ile karşılaşabiliriz?

Gerçekten çok çeşitli projelerle karşılaşabilirsiniz. Örneğin doğayı korumakla ilgili çalışmalara katılabilirsiniz (çevre temizliği – yerel halkı bilgilendirme vb.), bir anaokulunda çalışıp küçük çocuklarla aktiviteler organize edebilirsiniz ya da bir gençlik organizasyonunun hem ofisinde hem sahadaki çalışmalarına destek verebilirsiniz. Örneğin benim projem bu şekildeydi. ICJA Freiwilligenaustausch weltweit Berlin merkezli bir gençlik organizasyonuydu. Hem ulusal hem uluslararası gençlik değişimi, eğitim kursları düzenlerken bir yandan da yazın Almanya’nın çeşitli şehirlerinde gerçekleştirilen yaz kampları organize ediyorlardı. Yaz kampları departmanı ise Frankfurt am Main’daydı. Benim onay aldığım proje ise yaz kampları departmanındaydı. Görevlerim arasında yurtdışından gelip Almanya’daki yaz kamplarına katılmak isteyen gönüllülerin kamplara kayıtlarının yapılması, onların vize-davet mektuplarını, gerekli dokümantasyonlarını hazırlamak vardı. Bunların yanı sıra o yaz gerçekleştirilecek olan eğitim kursu ve gençlik değişimi projelerinin de dokümantasyonlarında ve proje sorası değerlendirmelerinde de aktif olarak rol aldım. Ama en hoşuna giden kısım neresiydi dersen bahsettiğim bu yaz kamplarına gitmek ve orada kamp liderliği yapıp gönüllülerle birlikte bir çocuk parkının inşasına yardım etmekti diyebilirim.

Bu süreçte en merak edilen konulardan biri de konaklama oluyor. Gönüllü bir proje için çalışırken konaklama sağlanıyor mu yoksa kalacağın evi sen mi bulmak zorundasın?

Akla takılan soruların başında gelen konaklamaya da bir açıklık getirmek isterim. Konaklama tamamen ev sahibi kuruluşun gönüllüsüne sağlayacağı ev ve koşullarına bağlıdır. Çoğunlukla gönüllü için bir ev kiralanıyor ve eğer bu projede başka gönüllüler de var ise onlarla birlikte bir evi paylaşıyorsunuz. Ev imkân veriyorsa özel bir odanız da olabilir. Fakat koşullar el vermiyorsa odanızı diğer gönüllü arkadaşınızla da paylaşmanız gerekebilir. Bir evde ihtiyaç duyabileceğiniz temel malzemeler ve imkânlar da yine size sağlanıyor oluyor. Örneğin: Mutfak malzemeleri, ısınma, beyaz eşyalar vb.

AGH’nin gönüllü kişilere sağladığı avantajlar nelerdir?

AGH ilk olarak size ekonomik biçimde yurtdışında yaşama imkânı sunuyor. Eğer özellikle kariyerinize uygun bir alanda ya da kariyerinize katkı sağlayacağına inandığınız projenin gönüllüsü olursanız özgeçmişinizde sizi işe alımlarda öne çıkartan önemli bir adım atmış oluyorsunuz. Projenin sonunda da projenin size kattığı bilgi, yetenek ve deneyimin detaylandırıldığı “Youthpass” adı verilen bir bitirme sertifikası takdim ediliyor. Bu şekilde yaptıklarınızı kanıtlar nitelikte bir belge elinizde olmuş oluyor.

AGH’de olduğunuz süre boyunca gittiğiniz ülke ve çevre ülkeleri gezip öğrenirken yeni kültürleri keşfediyorsunuz. Tanıştığınız yeni insanlar sayesinde yabancı dilinizi geliştirirken dönüp arkanıza baktığınızda “her ülkede bir arkadaşım var” diyebilecek bir şanslı kılıyor sizi AGH. Farklı gelenek ve kültürleri tanıyor, bu farklılıkları taşıyan insanlarla yolunuz kesiştikçe ise aslında birlikte büyük bir benzerliği taşıdığınızı görüyorsunuz.  Ülkelerin sadece birer isimden ibaret olduğunu, sınırları ise biz insanların yarattığını anlıyorsunuz. Projenin sonunda ön yargıları yıkıp, sizi konfor alanınızdan uzaklaştıran müthiş bir deneyimi hayatınızın bir parçasına dâhil etmiş oluyorsunuz.

agh proje

AGH’nin sağladığı güzelliklerin yanında negatif yönleri de var mı?

AGH’yi araştırdıkça göreceksiniz ki bu projeye katılan herkesin farklı bir hikâyesi var. Bazıları oldukça olumlu bazıları ise tamamen olumsuz olabiliyor. Bu hikâyenin sizin için de keyifle anlatılabilecek bir maceraya dönüşmesini istiyorsanız, kabul öncesinde projenin tüm detaylarını öğrenmiş olduğunuzdan emin olun.

Giderken aklınızda hiçbir şüphe kalmasın. Ve şu soruları sorun kendinize muhakkak: “benim için hayatımı sürdürmek anlamında en temel ihtiyaçlarım nedir? Ben orda ne ile karşılaşırsam beni zorlar?” Örneğin; tek kalmaktan hoşlanan, zaman zaman sessizliği tercih eden bir yapınız varsa, altı kişilik bir gönüllü grubu ile çalışılacak bir projeye onay verip vermemek konusunda düşünmeniz gerekir. Ya da konuşmayı seven, sosyal yaşantısı aktif biriyseniz tek başına olacağınız, şehir merkezinden uzak bir doğa projesine evet dememeniz sizin için doğru bir karar olacaktır.

En çok hataya düşülen kısım ise ben X ülkeyi görmek çok istiyorum deyip proje sırf o ülkede gerçekleşiyor diye onay vermek oluyor. Eğer proje bahsettiğim gibi size uyum göstermiyorsa sırf istediğiniz ülkede diye onay vermek konusunda gerçekten iyi düşünmek lazım. Çünkü oraya gittiğiniz zaman onay verdiğiniz proje sizin oradaki işiniz olacak. Proje süreciniz boyunca hafta içleri ve belki de hafta sonları da dâhil olmak üzere o işi yapıyor olacaksınız. Düşünsenize bir sene boyunca istemediğiniz bir işi her gün yapmak zorundasınız. Bence güzel hayallerle gittiğiniz o hikâye kâbusa dönüşmeden bir kere daha projeniz konusunda emin olmanızı tavsiye ederim.

AGH’de şöyle bir durumla karşılaşabilirsiniz. Normal düzende hafta sonları tatildir ve ayrıca her ay iki gün izin hakkınız vardır. Bazı projeler size şöyle taleplerle gelebilir. Örneğin Haziran ’da başlayan projende Ekim’e kadar izin kullanamazsın. Ekim’den sonra tüm o iki günlerini birleştirip kullanabilirsin gibi. Ya da hafta sonları da çalışmanız beklenen projeler olabilir. (haftaiçi, haftasonları çalışılan saat kadar izinli sayılır) Bu konu ev sahibi kurumla önceden konuşulup aydınlatılması gerekenlerin başında olabilir.

Son olarak şunun da altını çizmek isterim. Uzun süre için hiç bilmediğiniz bir ülkeye yaşamaya ve orada çalışmaya gidiyorsunuz. Bu büyük bir konfor alanından çıkma eylemi. Adımınızı attığınız andan itibaren kabul alan birçok kişi için söylüyorum; bilmediğiniz bir dil konuşuluyor olacak çevrenizde, orada yaşayan insanların yaşam şekilleri farklı gelecek belki ilk başta, yeni ev ve arkadaşlar dâhil olacak hayatınıza ve projede belli görevler almaya başlayacaksınız. Aynı anda birçok değişime maruz kalacak, bulunduğunuz duruma da alışmanız beklenecek sizden. Ve mümkünse en kısa sürede. O yüzden sadece projeden onay alıp gitme kısmına odaklanmakla kalmayıp kabul alıp gittikten sonrası için de sizi nelerin beklediğine dair fikirler ve bilgiler edinip bunlara kendinizi hazırlamanız bu süreçten sizin daha rahat geçmenizi sağlayacaktır.

almanya avrupa gönüllü hizmeti

Gönüllü olmak için neden Almanya’yı seçtin?

Üniversitede okuduğum bölüm İngilizce ve Almanca olmak üzere iki dilde eğitim veren bir bölümdü. Bahsettiğim gibi mezuniyetten sonra özellikle Almancayı yerelinde pratik yapıp konuşmak çok istiyordum. Ayrıca Almanya her zaman çok görmek istediğim bir ülkeydi. O yüzden proje başvurularımda proje benim amaçlarıma uyduğu müddetçe başvurularımı Almanya üzerinden yaptım.

Almanya’da hangi şehirde yaşadın? Oradaki yaşam koşulların nasıldı?

Ben Frankfurt am Main şehrindeydim. Ucuz bir şehir değil kesinlikle. Zaten Almanya’da da iş dünyasıyla öne çıkan, özellikle de bankacılık sektörü ile adını duyurmuş bir şehir. (Avrupa Merkez Bankası burada, gerisini siz düşünün) Bir de her şeyin fiyatlandırmasının oradaki çalışan kitlenin geliri üzerinden yapıldığını da düşünürseniz ne gibi bir durumla karşılaşabileceğinizi tahmin edebilirsiniz.

Bunun yanı sıra herkesin kendisi için boş zaman aktivitesi bulabileceği bir şehir. İsteyen büyük, o yemyeşil parklarındaki çimlerde piknik yapıp arkadaşlarıyla vakit geçirirken, isteyen tiyatroya gidebilir ya da gençlik spor merkezlerinde uygun abonelik ücretleri ile spor faaliyetlerine katılabilir.

Ulaşım açısından da Avrupa standartlarında oldukça iyi bir hizmet sağladıklarını söyleyebilirim. Şehirde hemen hemen her yere birden fazla ulaşım aracıyla gidebiliyorsunuz. Yalnız zaman zaman metroda bakım çalışmalarına denk gelebilirsiniz ama telaşa gerek yok hemen size diğer ulaşım imkânlarını sağlıyorlar.

agh proje

Bu AGH projesinin sana ne gibi katkıları oldu?

Proje sayesinde hedeflerimden biri olan bildiğim yabancı dilleri konuşma basamağında geliştirmeyi AGH sayesinde yüksek oranda başardığıma inanıyorum. Özellikle yereldeki insanlarla birebir kontakt kurma şansı elde ettiğim için Almancam oldukça gelişti.  Proje boyunca katıldığım diğer gençlik değişimi ve eğitim kurslarında ise dünyanın çeşitli yerlerinden gelen katılımcılarla İngilizce iletişim kurmak, konuşma pratiğinde beni daha iyi bir seviyeye ulaştırdı diyebilirim.

Bunun dışında yaklaşık bir senelik bir yurtdışında çalışma deneyimi elde etmiş oldum. Oradaki yaşam şeklini ve insanların hayata ve de birçok güncel konuya bakış açılarını öğrenme şansı elde ettim. Bunların hepsi bana kendi ülkem ve diğer ülkeler arasında kulaktan dolma bilgilerden öte kendi deneyimlerim doğrultusunda objektif olarak değerlendirmeler yapmamı sağladı.

Bireysel anlamda da biraz önce bahsettiğim gibi, yurtdışına tek başına uzun süre çıkma kararından itibaren büyük bir konfor alanından çıkma eylemi gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Artık hayatınıza dair her şeyin sorumluluğunu sizin üstlenmeniz gerekiyor. Destek alabileceğiniz tabii ki kişiler oluyor çevrenizde ama hiçbir zaman kendi ülkenizdeki gibi de olmuyor kesinlikle. Her zorluk, aşılması gereken her engel adım adım size yeni deneyimler kazandırırken, bir yandan da sizi olgunlaştırıyor diyebilirim. Ve proje bitiminde arkanıza dönüp baktığınızda; neleri başardığınızı ve nelerin üstesinden geldiğinizi görmek, bundan sonraki yaşamınızda neleri yapabileceğiniz konusunda size büyük bir motivasyon kazandırıyor.

Son olarak AGH yapmayı düşünenlere tavsiye eder misin?

Yurtdışına çıkma hayali kuran her gence, üstelik gönüllü olarak dünyayı daha yaşanılabilir kılmak adına adımlar atmasına fırsat veren bu programa kesinlikle katılmalarını tavsiye ederim.

Bu arada belki uzun süre yurtdışına çıkma şansı olmayan arkadaşlara da yine Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Erasmus Plus Gençlik başlığı altında yer alan yine yurtdışında Gençlik Değişimi ve Eğitim Kursları‘na katılmalarını öneririm. Erasmus+ Gençlik Programı

Bu projelere dair ilanlara da aynı AGH için bahsettiğim gibi Türkiye’de faaliyet gösteren dernek ve organizasyonların web sitesi ve sosyal medya sayfalarından, diğer ilgili web sayfalarından veya Facebook gruplarındaki paylaşımlardan ulaşabilirsiniz.

AGH hakkında tüm merak ettiklerinizi yorum kısmından sorabilirsiniz.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın