Röportaj: Amsterdam’da İş Hayatı ve Yaşam

Amsterdam’da İş Hayatı ve Yaşam
610Görüntülenme
Ortalama Okuma Süresi: 5 dakika

Yurtdışında yaşam röportajları serisine bu kez konfor alanından çıkarak Hollanda’ya iş sebebiyle taşınan Ayça konuk oldu. 2018’in başında Hollanda’ya taşınan Ayça ile Hollanda’da yaşam ve iş hayatı üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştiridm. Yurtdışında yaşamak ve özellikle Hollanda’da iş bulmak, Hollanda’ya yerleşmek gibi konularla ilgili merak ettiğiniz soruları Ayça’ya sordum. Bakalım Ayça’nın gözünden Hollanda’da yaşamak nasılmış, hep birlikte görelim.

  • Merhaba Ayça, bize kısaca kendinden bahseder misin?

Merhaba ben Ayça. 30 yaşındayım. Denizli’liyim ve IT sektöründe çalışan bir Endüstri Mühendisiyim. Sanırım beni en iyi anlatacak cümle “Yeni yerler görme, tatmadığım lezzetleri deneyimleme arzusuyla yanıp tutuşan biri” olur 🙂
lifewiththefoodie Ayca

  •  Hollanda’ya ne zaman taşındın? Hangi şehrinde yaşıyorsun? 

Şubat 2018’de eşimin işi dolayısıyla Amsterdam’a yerleştik.

  • Turist olarak gittiğin Amsterdam mı, yerel olarak yaşadığın Amsterdam mı?

Kesinlikle yerel olarak yaşadığım Amsterdam’ı tercih ederim. Taşınma konuları hiç ortada yokken üç sene önce beş arkadaş Amsterdam’ı gezmeye gelmiştik ve o zaman şehrin turistik aktivitelerden çok daha fazlasını sunduğunu hissetmiştim. Turist olarak gelince doğal olarak, mutlaka görülmesi gereken yerler, müzeler, gidilmesi gereken mekanlar listeleri arasında sıkışıp kalıyor insan. Burada yaşamaya başladıktan sonra hislerimde yanılmadığımı anladım. Bence Amsterdam sürprizlerle dolu bir şehir 🙂

  • Amsterdam’da en beğendiğin 3 mekan desem?

Kahve için favorim CT Coffee&Coconuts. Amsterdam’da olduğunuzu hissedeceğiniz bir ambiyansı var buranın. Kahvaltı için favorim The Pancake Bakery. Klasik pancakelerden ziyade çok lezzetli ve onlarca farklı çeşitleri var, bir de ben çok fazla avokadolu poşe yumurta insanı değilim maalesef:) o yüzden Pancake Bakery’yi seviyorum. Akşam yemeği için favorim Loetje. Hollanda’nın farklı şehirlerinde de şubeleri olan bir mekan ve bence et konusunda gayet başarılılar.

  • Amsterdam’a geldiğinizde şunu yapın diyebileceğin yerel önerilerin var mı? 

Amsterdam tam bir parklar şehri. Biliyorum Vondelpark en merkezi ve en popüleri ama inanın Vondelpark’tan çok daha fazlası var Amsterdam’da. Eğer zaman kısıtınız yoksa Amsterdamse Bos’a da vakit ayırmanızı öneririm. Bos, Flemenkçe Orman anlamına geliyor. Gerçekten devasa bir alan ve onlarca aktivite imkanı sunan bir yer. Özellikle bahar ayında Hollanda’da da cheery blossomları görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız:)

  • Türkiye’de ne yapıyordun ve şu anda orada neler yapıyorsun? Neden Hollanda’yı seçtin, göç sürecin nasıl ilerledi?

Türkiye’de Akbank’ta iş analisti olarak çalışıyordum. Şu anda Amsterdam’da büyük bir telekominikasyon şirketinin proje yönetim ofisinde analist olarak çalışıyorum. Aslında Hollanda bizi seçti desem daha doğru olur 🙂 Eşim bilgisayar mühendisi. Hiç ummadığımız bir anda İrlanda’da yaşayan bir arkadaşı, orada çalıştığı şirkette açık olan bir pozisyondan bahsetti ve mülakat için yardımcı oldu. O iş olmadı ama yurtdışına yerleşme fikri bir kere insanın aklına girince biz de durmadık tabi. Eşimin yaptığı iş dolayısıyla onun iş bulması daha kolay olduğundan onun üzerinden ilerledik. İngiltere, İrlanda, Almanya, Hollanda vs. bize uygun olduğunu düşündüğümüz ülkelere başvurular yaptık ve sonunda Hollanda’dan bir şirketten teklif geldi. Türkiye Avrupa Birliği’nde olmadığı için teklif aldığınız şirketin size oturum ve çalışma izni konusunda sponsor olması gerekiyor. Aksi durumda kendi başınıza bu izinleri almanız imkansız maalesef. Şirket size sponsor oluyorsa gerisi gerçekten çok kolay. Size sadece gerekli belgeleri toplamak kalıyor.
Amsterdam hollanda park

  •  Hollanda’da iş bulmak kolay mı? İş yaşamı hakkında bizleri biraz bilgilendirir misin? Mesela Amsterdam’da işini nasıl buldun?

Hollanda’ya gelmeden önce en çok gözümüzü korkutan şeylerden biri dildi. Fakat gelince ne kadar yersiz bir korku olduğunu anladık. Hollanda, dünyada ana dili İngilizce olmayan ve İngilizce bilme oranının en yüksek olduğu ülke. Bir senedir tek kelime Flemenkçe’ye ihtiyaç duymadık bu sebeple. Herkes şakır şakır İngilizce konuşuyor. Eğer İngilizceniz iyi ise iş bulmak kolaylaşıyor. Eşimin ve benim ekstra avantajımız global geçerliliği olan bir sektörde çalışıyor olmamızdı. Dediğim gibi eğer IT sektöründe iseniz Hollanda bu anlamda en rahat iş bulabileceğiniz ülkelerden biri. Eşim için iş ararken Türkiye’deydik ve tüm başvuruları Linkedin üzerinden yaptık. Hollanda için bir numaralı iş arama motoru Linkedin diyebilirim. Ben de geldikten beş ay sonra işe başladım. Eşimin çalıştığı şirkette bana uygun olacağını düşündüğü bir pozisyon vardı ve şirket içi referans programı ile pozisyona beni önerdi. Şu anda ikimiz de aynı şirkette ama bambaşka departmanlarda çalışıyoruz 🙂
Çalışma mantalitesi olarak bizden çok farklılar. Kimse sizin giriş çıkış saatlerinizi önemsemiyor mesela. Önemli olan sorumluluğunda olan işleri zamanında tamamlayabilmen. Kesinlikle işkolik değiller ve iş yaşamı ile özel hayat çizgisi çok keskin bir şekilde ayrılmış. Genel olarak ülkenin tamamı Cuma günleri işe gitmiyor ya da evden çalışıyor ya da sözleşmelerini haftanın dört günü çalışacak şekilde ayarlıyor 🙂
amsterdam pizza

  • İş hayatının dışında severek takip ettiğim bir yemek hesabın da var. Bu kadar leziz yemekler yemek ve paylaşmak keyifli olsa gerek. Hem geziyorsun hem tadıyorsun. Bu yolculuğun nasıl geçiyor?

Yaklaşık 4 sene önce tamamen keyif için açmıştım hesabımı. Gerçekten bana çok şey kattı diyebilirim. Bir çok yeni insanla tanıştım. Çoook lezzetli şeyler yedim 🙂 O zaman adım Nerede Ne Yemeli idi ama yurtdışına yerleşince bir revizyona gitmem gerekti 🙂 Elimden geldiğince dünyayı gezmeye, farklı lezzetleri deneyimlemeye çalışıyorum. Bunları da @lifewiththefoodie hesabımda takipçilerimle paylaşmaktan inanılmaz keyif alıyorum 🙂

Hollanda, Türkiye gibi yemek kültürü çok güçlü olan bir ülke değil maalesef. Ama tüm dünya mutfaklarından çok başarılı örnekler bulabileceğiniz bir yer. Ayrıca şimdiye kadar görmediğiniz konseptleri burada deneyimlemek çok keyifli oluyor.
Beatrixpark, Amsterdam

  • Hollanda’da hayat nasıl geçiyor? Şu anda bir günün ortalama nasıl geçiyor?

Hafta içi genelde ev-iş-ev üçgeninde geçiyor. Onun dışında her ne kadar ihtiyaç duymasak da sosyal hayata daha hızlı adapte olabilmek için haftada iki gün Flemenkçe kursuna gidiyorum . Özellikle ilk bahar ve yaz şahane oluyor diyebilirim çünkü günler uzuyor ve güneş geç batıyor. İşten geldikten sonra sanki bir günün daha varmış hissiyatını yaşıyorum:) Özellikle Temmuz-Ağustos döneminde akşam 10’da havanın yeni yeni kararmaya başlaması gerçekten muhteşem bir şey 🙂 İlk başlarda elimizden geldiğince Hollanda’nın farklı farklı şehirlerini gezmeye çalıştık. Şimdi artık yakın ülkelere hafta sonu seyahatleri planlıyoruz.

  • Hayatından memnun musun?

Ailemi, arkadaşlarımı, sosyal çevremi deli gibi özlememe rağmen dönmeyi düşünür müsün Ayça diye sorsan hayır derim sanırım. Evet buradaki hayatımdan gayet memnunum çünkü her anlamda çok daha kaliteli bir hayat yaşıyoruz. Bunu maddi olarak algılamayın sakın. Evimizin iki adım ötesinde bir park var mesela cennet gibi. İşten gelip orada yürüyüş yapabilmek, bir ulaşım aracı olarak bisikleti kullanabilmek, iş yaşamında sıfır egolu insanlarla çalışmak Türkiye şartlarında gerçekten lüks şeyler.

  • Hollandalılar’dan biraz bahseder misin? Bir Türk’ün anlaşması zor mu? Benzerliklerimiz var mı?

Hollandalıların en belirgin özellikleri çok açık sözlü ve net olmaları. Bizim gibi duygusal bir millete göre alışması hayli zor bir özellik. Benim başıma böyle birşey gelmedi ama iş yaşamında buna alışmak gerektiğini çok kişiden duydum. Örneğin yaptığınız işte eksikliğiniz varsa lafı hiç dolandırmadan söylüyorlar ve bu Hollandalılara göre gayet normal. Bir de benim en garipsediğim özellikleri kendi doğum gününüzde kendi pastanızı kendiniz getiriyorsunuz. Öyle sürpriz falan beklemeyin hiç 🙂 Bence hayatı nasıl daha keyifli yaşayacaklarını çok iyi biliyorlar. Keyiflerine düşkün, güler yüzlü ve pozitif insanlar. Örneğin otobüse, tramvaya vs. binerken şöförlerle selamlaşıyoruz ya da yolda yürürken hiç tanımadığınız biri size selam veriyor. Bunlar bence ufak ama insanın içini ısıtan özellikler.Beatrixpark amsterdam

  • Hollanda’da yaşamanın zorlukları var mı? Varsa nelerdir?

Bence bir insanın doğduğu, büyüdüğü, ailesinin, arkadaşlarının olduğu ülkeyi bırakıp tamamen sıfırdan bir hayata başlaması kolay değil. Bunun zorlukları ilk etapta çok hissediliyor. Uzaktan bakınca ooo Amsterdam’da yaşıyorsunuz hayat size güzel diyen onlarca yüzlerce insan var biliyorum ama gerçekten bu işin psikolojik boyutu biraz farklı. Genelde bu sürenin maksimum iki sene sürdüğünü gösteriyormuş araştırmalar. 🙂 Demek istediğim Hollanda’da hayat her anlamda çok daha kolay, çok daha sağlıklı, çok daha huzurlu olmasına rağmen hiç ummadığınız bir anda aklınıza düşüyor İstanbul anılarınız ya da aileniz ya da ne bileyim lahmacun mesela 🙂

  • Hollanda’da vatandaşlık ve oturum izni konuları nasıl işliyor?

Hollanda’da şirketiniz ile yaptığınız iş sözleşmesine bağlı olarak oturum ya da çalışma izni alıyorsunuz. İş bulan kişi yanında ailesini, partnerini ya da istediği bir kişiyi getirebiliyor. Bizim gibi gelenler için genelde ilk olarak 1 senelik sözleşme yapılıyor. Bir sene sonunda sözleşmenizi tekrar bir sene uzatıyorlar ya da sınırsız süreli sözleşme yapıyorlar. Örneğin eşim sınırsız süreli sözleşmeye geçti ve 5 senelik oturum/çalışma izni aldı. 5 sene sonunda sınırsız oturum ve ardından vatandaşlığa başvurabiliyorsunuz. Vatandaşlığa başvurmak için Hollanda kültürüne entegre olup, A2 dil yeterlilik sınavını da başarıyla geçmiş olmanız gerekiyor.

Bu keyifli röportaj için sevgili Ayça’ya teşekkür ederim. Ayrıca yurt dışında yaşayan ve deneyimini paylaşmak isteyen kişiler olursa lütfen benimle iletişime geçsin, hikayenizi buradan paylaşayım ve sizde böylece başka kişilere ilham olun.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

2 yorum

Bir cevap yazın