Ana SayfaDünyaPortekizLizbon Gezi Rehberi

Lizbon Gezi Rehberi

Arnavut Kaldırımlı Portekiz’in Baş Şehri: Lizbon

Kâşifler diyarı Portekiz’in başkenti Lizbon tarihi yapılarıyla Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Binaları mavi seramiklerle, kaldırımları ve meydanları taş desenlerle süslü. Lizbon’a geldiğinizde beyaza yıkanmış binaları, kızıl çatıları, sarı renkli tramvayı şehre ayak basar basmaz herkesi büyüleyecek güzellikte. Buna rağmen oldukça mütevazı ve içten. Avrupa’nın en renkli şehirleri arasında sayılan Lizbon son yıllarda yükselen seyahat rotaları arasında yer alıyor.

Bizim için Portekiz seyahati çok büyük hayaldi çünkü uçak biletleri oldukça pahalı ve direkt uçan çok az sayıda firma olduğu için her zama erteliyorduk. Daha sonra Şubat ayı için Barselona’ya 60 TL’ye uçak bileti bulunca hiç kaçırmadık ve Portekiz’i de rotamıza ekledik. İstanbul-Barselona uçuşumuzu Pegasus Havayolları ile yaptıktan sonra Barselona-Porto uçuşumuzu Ryanair ile 15 €’ya yaptık. Porto-Lizbon yolculuğumuzu yerel otobüs firması ile 3,5 saat süren bir yolculukla 15 €’ya gerçekleştirdik. Böylece oldukça ucuza Lizbon’a gelmiş olduk. Ayrıca Porto-Lizbon arası tren seçeneği de mevcut ama otobüs daha uyguna geldiği için biz tercih etmedik. Şubat ayında olduğumuz için hem uçak bileti hem de konaklama bakımından uygun fiyatlardan yararlandık. Portekiz’e Şubat ayında gidilir mi demeyin, gidilir. Orada kış olsa da hava bahar gibi. Çoğu zaman baharlık ve ince kıyafetlerle dolaştık ve hava bizi hiç üzmedi. Lizbon’da 3 gece kaldık ama kesinlikle yetmedi. Hakkıyla gezebilmek için en az 4 gün ayırmalısınız.

Lizbon’un Tarihi

1147 yılında Portekiz kralı I. Alfonso önderliğinde Fransız, İngiliz, Alman ve Portekiz şövalyelerinden oluşan birlikler Lizbon’u kuşatmış ve şehri Arapların elinden almış ve bu tarihten sonra şehir tekrar Hristiyanların egemenliğine geçmiş. Ortaçağ’ın sonlarına doğru oldukça genişleyen şehir, Avrupa ve Akdeniz’de önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelmiş. Coğrafi keşifler döneminde 15. ve 16. yüzyıllarda Vasco de Gama’nın Hindistan’a ulaştığı yolculuk gibi pek çok Portekiz gemi seferi Lizbon’dan başlamış. 16. yüzyılda Lizbon, Avrupa’nın uzak doğu ile yaptığı ticaretin merkezi olmuş. 1531 ve 1755 yıllarında yaşanan depremlerde yaklaşık 100.000 kişi ölmüş, şehir neredeyse yok olmuş.

lizbon portekiz

19. yüzyılın ilk yıllarında Portekiz, Napolyan Bonapard’ın birlikleri tarafından işgal edilmiş. Portekiz kralı o döneminde Portekiz sömürgesi olan Brezilya’ya kaçmış. 1910’da yapılan darbe ile Portekiz Cumhuriyeti kurulmuş. II. Dünya Savaşı sırasında Lizbon, Avrupa’nın Atlas Okyanusu’na açılan birkaç tarafsız limanından olmayı başarmış, yaşanan onca kötü anıdan sonra tekrar bir yıkıntıyı kaldırmak istememiş. Böylece günümüze kadar gelen Lizbon, Avrupa’nın en önemli merkezlerinden biri olmayı başarmış.

lizbon harita

Lizbon Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

  • Lizbon’a seyahat etmeniz için öncelikle bordo pasaport sahiplerinin Schengen vizesi ya da Portekiz vizesi alması gerekiyor. Yeşil pasaportunuz varsa vize gerekmeden 90 gün seyahat imkanına sahip.
  • Eski Yunanlılar Lizbon’a “Olissipo” demişler. Efsaneye göre Odysseus, Truva savaşından sonra Atlas Okyanusu’nu geçerek Lizbon’u kurmuş ve zamanda şehrin adı Olissipona’ya dönüşmüş. Araplar şehri ele geçirince ise “el-Uşbuna” demişler Lizbon’a. O dönemde pek çok cami, önemli bina ve şehir surlarını inşa etmişler. Şuanda da Arap etkisi Lizbon’da  geleneklerde ve yaşanmışlıklarda hala görülür. Şehirde yer alan bir çok yerin adı Arapça’dan gelir çünkü 450 yıl kadar şehri etkisi altına almış.
  • Lizbon üç bölgeden oluşuyor. Baixa, Bairro Alto ve Alfama. Baixa bölgesi merkezde, şehrin kalbi Rossio Meydanı’da burada. Praca do Comercio ve Rossio yani ticaret meydanı olan iki meydan merkezi oluşturuyor. Burada pek çok alışveriş ve eğlence mekanları var bu sayede günün her saati hareketli yerler.
  • Lizbon’a 40 dakikalık uzaklıkta bulunan eşsiz güzellikteki Sintra’da bir günlük masalsı bir mola verin. Gitmeden önce Lizbon’da bir günlük masalsı mola: Sintra yazımı okumanızı öneriyorum.

Feira da Ladra bit pazarı

  • Eğer sizde benim gibi eskiyi yaşatan bit pazarlarını çok seviyorsanız Feira da Ladra pazarına Salı ve Perşembe günleri gidebilirsiniz. Alfama bölgesinde Campo de Santa Clara caddesinde sabah 6’da başlayan pazar akşam 5’e kadar devam ediyor. Eskiye ve yaşanmışlıklara dair ne ararsanız var.
  • 1755 yılında yaşanan büyük Lizbon depremiyle şehir adeta yerle bir olmuş. Deprem sonrası şehir yaralarını sarmak için yeniden yaratılmış ama bu sırada dokusu asla bozulmamış belki de bu yüzden daha da sevimli geliyor.
  • Tarih boyunca Fenikeliler, Romalılar, Yunanlılar, Vizigotlar gibi birçok egemenliğin yaşam yeri olmuş Portekiz, 711 yılında Arapların eline geçmiş. Portekiz’in en zengin şehri Lizbon, 16. yüzyılda en ihtişamlı dönemini Portekiz İmparatorluğu döneminde yaşamış. Bu dönemin en belirgin örneği ticaret meydanı olmuş. Lizbon’un ana meydanını görmeniz imkansız, adeta şehrin kalbi konumunda.

sarı tramvay lizbon 28

  • Lizbon 7 tepe üzerine kurulmuş ve bu nedenle diğer Avrupa şehirlerinin aksine gezmesi biraz daha zor. Çünkü sürekli yokuş inip çıkmak zorunda kalıyorsunuz. Neyseki Lizbon’un 1930 yılından beri hizmet veren ve artık ikonik sembollerinden biri olan 28 numaralı sarı tramvayları bu sorunu çözüyor. Başlangıç noktası Martim Moniz meydanı, oradan Graça tarafına devam ediyor. Daha sonra Lizbon’un en sevimli mahallesi Alfama’dan geçiyor. Bu sırada şehrin ortaçağı anımsatan fotoğraflık cadde ve meydanlarından geçerek Chiado bölgesine tırmanıyor. Lisboa Card ile dilediğiniz kadar binebilirsiniz. Ancak tramvay çok turistik olduğu için çok kalabalık oluyor ve hırsızlar bunu fırsat bilip cüzdan çalmak için kullanıyor. Bu yüzden çok dikkatli olmalısınız.
  • 1755 yılında yaşanan büyük Lizbon depremiyle şehir adeta yerle bir olmuş. Deprem sonrası şehir yaralarını sarmak için yeniden yaratılmış ama bu sırada dokusu asla bozulmamış belki de bu yüzden daha da sevimli geliyor.
  • Lizbon yeme içme konusunda oldukça zengin bir şehir. Lizbon’da nerede, ne yenir konusunda sizlere yardımcı olacak, şehrin en iyi mekanlarını Lizbon Mekan Önerileri yazısında listeledim.

lizbon

  • Lizbon merkeze gittiğimizde hemen üç günlük Lisboa Card aldık. Gitmeden önce araştırmıştık ve sağladığı avantajlar çok olunca daha uygun fiyata gezmek için kart almaya karar verdik. Bu sayesinde kart süresinde ücretsiz ve sınırsız toplu ulaşıma araçlarını kullandık. Tüm otobüs, tramvay ve füniküleri kapsamasının yanı sıra Lizbon’un gözdesi Sintra’ya bile ücretsiz gittik. Bunun dışında 26 müze ve tarihi yere ücretsiz giriş imkanı sağlıyordu. Bizde birçok yere girişte indirim ya da ücretsiz giriş ile şehir içinde daha ucuza dolaştık. Eğer şehirde ulaşım kullanacaksanız ve gezilecek yerleri listelediyseniz mutlaka Lisboa Card almanızı öneriyorum. Hem daha uyguna geziyorsunuz hem de müze girişlerinde sırada beklemeden özel kısımdan hızlıca giriyorsunuz.
  • Tejo Nehri üzerine kurulu olan asma köprü, Lizbon’un iki yakasını birbirine bağlıyor. 1966 yılında “Salazar Köprüsü” ismiyle açılmış, 25 Nisan 1974 yılında Portekiz’de gerçekleşen Karanfil Devrimi’nden sonra adı 25 Nisan Köprüsü olarak değiştirilmiş. Sudan yüksekliği 70 metre olan köprününün üzerinde 6 şeritli yol, altında ise 2 tren yolu bulunuyor. İlk bakışta San Francisco‘daki Golden Gate Köprüsü‘ne benzetebilirsiniz. Bu benzerlik hiç de şaşırtıcı değil çünkü aynı mühendisler tarafından yapılmış.

lizbon gece hayatı

  • 18. yüzyılın izlerini taşıyan Bairro Alto bölgesinde gece hayatı oldukça hareketli yaşanıyor. Bu bölgede bir çok roof bar var. Gün batımında gidecekseniz kesinlikle Park‘ı deneyin. Şehir manzarasını bir otoparkta izlemek oldukça ilginç. Bu barda 360 derecelik şehir manzarasını izleyebilirsiniz, 4-5 €’ya bir içecek alıp manzaranın tadını çıkarın.
  • Lizbon’dan hediyelik olarak el yapımı rengarenk duvar karoları, seramikler ve konserve sardalya çeşitlerini hemen hemen her dükkanda bulabilirsiniz.
  • Lizbon’un en güzel manzara noktasını açıklıyorum: Miradouro das Portas do Sol. Burası halka açık bir seyir balkonu. Güneşin Kapısı olarak da anılan, eşsiz bir manzara yeri. Evlerin çatıları, kuleler ve Tejo Nehri’ne uzun uzun bakmak için buraya gelin. 28 nolu tramvay ile buraya ulaşabilirsiniz. Özellikle güneşi batırmak için şehrin en iyi noktası.

Lizbon’da Nerede Kaldık?lizbon otel tavsiye

lizbon otel tavsiye

Yurt dışında en sevdiğimiz konaklama şekillerinden biri olan Airbnb ile Lizbon’da 3 gece kaldık. Evimizi şehrin en sevimli mahallesi Alfama’dan seçtik. Lizbon’da çok hoş dekore edilmiş, uygun fiyatlı konaklama seçenekleri var. Seçerken baya zorlansak da en sonunda Alma Lisboa II evimiz oldu. Kutu gibi bir Ikea evi, gerçekten inanılmaz küçük olmasına rağmen oldukça kullanışlı bir evdi. Bizi etkileyen terası ve uygun fiyatlı olmasıydı. Eğer iki kişi Lizbon’da uygun fiyatlı bir konaklama arıyorsanız, önerebilirim. Airbnb ile ilk konaklamada indirim kazanıp daha uygun fiyatlı bir konaklama yapmanız mümkün. Airbnb 179 TL indirim linkini dilediğiniz ülke ve şehir için kullanabilirsiniz.

Airbnb’den Nasıl Ev Kiralanır? yazısını okuyarak Airbnb nasıl kullanacağınızı ve rezervasyon yaparken dikkat etmeniz gerekenleri öğrenebilirsiniz.

Lizbon Gezi Rehberi

Praça do Comércio (Ticaret Meydanı)

lizbon ticaret meydanı

Lizbon’u gezmeye ana meydanından başlayabilirsiniz. 18’inci yüzyıldan kalma anıtsal meydanlardan Praça do Comércio yıllar boyunca kişiliksiz kamu binaları, kanalizasyon ve ulaşım projelerinin inşaatlarıyla perdelenmişti. Nihayet birkaç yıl önce yeniden düzenlenmiş, Görkemli zafer takı ve Kral I. Dom José heykeli onarımdan geçirildi. Meydanın çevresinde yeni barlar, kafeler ve butikler açıldı. Bira müzesi Museu da Cerveja’nın manzaralı terasında bu renkli meydanın keyfini Portekiz biraları ile çıkarın.

Praça do Rossio (Rossio Meydanı)

rossio meydanı lizbon

Rossio Meydanı aynı zamanda IV. Pedro Meydanı olarak da biliniyor. 19. yüzyıla kadar şehrin eğlence merkezi olmuş ama geçmişte pek de renkli değilmiş. Ortaçağ’dan beri şehrin ana meydanı olan Rossio, ayaklanmalara ve direnişlere ev sahipliği yapmış. İdam cezalarının infazının ve boğa güreşlerinin düzenlendiği kanlı bir meydanmış. Hem Portekiz kralı hem de Brezilya imparatoru olan IV. Pedro’nun heykeli, Rossio meydanın tam ortasında yer alıyor. Meydana yakın Carmo Kilisesi’nin büyük bölümü 1755 yılındaki depremde yıkılsa da görülmeye değer eserler arasında yer alıyor. Ayrıca Sintra’ya gitmek için bu meydanda yer alan Rossio tren istasyonunu kullanacaksınız.

Castelo de São Jorge (Sao Jorge Kalesi)

sao jorge kalesi

Şehrin en yüksek tepesinde bulunan kale adını Kapadokyalı bir azizden alan Sao Jorge Kalesi’nin tarihi vizigotlara kadar uzanıyor. Bu topraklar arap egemenliğindeyken kaleyi genişletmişler. 1147 yılında Portekiz’in ilk kralı Afonso Henriques tarafından Araplardan geriye alınınca kale ve çevresinde ciddi bir yenileme çalışması yapılmış. 1755 yılındaki depreme kadar tiyatro, ceza evi ve silah deposu olarak kullanılmış ve depremden sonra uzun süre haraba halde kalmış. Günümüzde ağaçların arasından kaleye ulaştığınızda muhteşem bir şehir manzarası sizi bekliyor.

Torre de Belém (Belem Kulesi)

belem kulesi

Lizbon şehrinin sembollerinden biri olan kabul edilen Belem Kulesi. Portekiz krali I. Manuel, 1520 yılında Tejo nehrinin kıyısında 30 metre yükseliğinde bir kale olarak inşa ettirmiş. Sonraki yıllarda deniz feneri, hapishane ve gümrük kontrol noktası olarak kullanılmış. Dışarıdan bakıldığında göreceksiniz ki bir kısmı cephanelik, diğer bir kısmında ise kraliyet konutu var. Rivayetlere göre şehirdeki büyük depremden önce bu kule nehrin ortasındaymış ve deprem sonrası sahil ile birleşmiş. 1983’te Unesco tarafından Jeronimos Manastırı ile birlikte dünya kültürel mirası listesine alınmış. Lisboa Card ile ücretsiz girebilirsiniz ancak kuleye güvenlik önlemi olarak tek seferde belirli sayıda ziyaretçi aldıkları için girişte uzun kuyruklar oluşuyor. Gezi planınızda erken saate burayı alırsanız zaman kaybetmemiş olursunuz.

Mosteiro dos Jerónimos (Jerónimos Manastırı)

jeronimos manastırı

Jerenimos Manastırı, Portekiz’in altın çağı olan keşifler döneminin en muazzam örneklerinden biri. Unesco, Portekiz sanatının en güzel örneklerini temsil ettiği için 1983 yılında dünya kültürel mirası listesine eklemiş. Yapımına 1501 yılında Kral I. Manuel döneminde başlanmış. 32 metre yükseliğindeki manastır, Vasco de Gama’nın Hindistan seferinden dönüşü anısına yapmışlar. Adını denizcilerin yol göstericisi olduğuna inanılan Aziz Jerome’dan almış. 70 yılda biten manastırın inşaat masraflarını Hindistan’dan getirilen baharatların geliri ile karşılamışlar. Binanın mimarisi gotik ve rönesans tarzlarının karşımından oluşan manuelin döneminin tipik bir örneği olarak kabul ediliyor. Lizbon’da keşiflerin etkisiyle ortaya çıkan manuelin mimarili pek çok esere rastlayacaksınız. Denizcilik ve tropikal bitki motiflerinin de olduğu binanın dışında hemen her yapının üzerinde koni şeklinde yapılara dikkat edin.

lizbon jeronimos manastırı

Manastırın süslemelerinde hristiyanlığı ifade eden figürlerin yanı sıra askeriyenin ve hanedanın dünyayı temsil eden motifleri de kullanılmış. Bunlarla Portekiz’in artan dünya gücü sembolize edilmiş. Yapının dışındaki palmiye ve baharat ağaçları kabartmaları Hindistan ve Afrika seferlerini anımsatmak için yapılmış. Bu görkemli ve etkileyici katedralin içerisinde pek çok Portekiz kral ve kraliçesinin mezarı da bulunuyor.

Rua Augusta Arch (Rua Augusta Takı)

rua augusta takı

Sahile inen Rua Augusta yolu turistleri ve mağazaları ile İstanbul’un İstiklal Caddesi’ni anımsatıyor. Yolun sonundaki zafer takıyla süslenmiş tarihi kapının olduğu yerden saray meydanı da denilen ticaret meydanına çıkaracaksınız. Meydanı keşfettikten sonra bir de kuşbakışı izlemek için Rua Augusta Takı’nın terasına çıkın. Buraya Lisboa Card ile ücretsiz girebilirsiniz. Yukarı çıktığınızda 360 derecelik panoramik Lizbon manzarasıyla karşı karşıyasınız. Yapının üzerindeki saatin içeride bulunduğu saat odasından geçerken Rua Augusta Takı’nın tarihine de tanık olmayı unutmayın.

Elevador de Santa Justa (Santa Justa Asansörü )

santa justa asansörü lizbon

1900’lü yıllarda Baixa ve Bairro Alto’yu birbirine bağlamak için kurulan asansördür. Aynı zamanda “Carmo Lift” olarak da biliniyor. Neo-gotik mimarideki Santa Justa Asansörü, Paris’teki Eiffel Kulesi’ni yapan Gustav Eiffel’in öğrencisi  Raul Messner tarafından yapılmış. Lisboa Card ile ücretsiz olarak asansörü kullanabilirsiniz. Asansör ile Barrio Alto bölgesine çıktığınızda yukarıda muhteşem Lizbon manzarası sizi bekliyor. Bulunduğunuz yerden Rossio ve Baxia bölgelerini ve karşı tepedeki Sao Jorge Kalesi’nden sahile kadar uzanan bölgeyi izleyebilirsiniz. Aynı zamanda tarihi 1867’lere dayanan ünlü Trindade Tiyatrosu da bu bölgede yer alıyor.

Palacio dos Marqueses de Fronteira (Fronteira Sarayı)

fronteira sarayı

1640 yılından kalan muazzam bir bahçeye sahip Fronteira Sarayı’nın dış cephesi masmavi fayanslarla süslenmiş. Yemyeşil bir bahçeyle işlemeli mavi fayansların uyumu huzur verici. Bahçede rüyaya daldıktan sonra buraya kadar gelmişken sarayın içerisinde ziyarete açık odalarını da ziyaret edin.

Sé de Lisboa (Lizbon Katedrali) 

lizbon katedrali

İki çan kuleli Se Katedrali, şehrin en eski kilisesi. Aslında 11. yüzyıla kadar bu yapı bir camiymiş. Daha sonra şehir hristiyanların eline geçince cami yıkılarak onun kalıntıları üzerine Lizbon katedrali yapılmış. Santa Maria Maior kilisesi olarak da biliniyor, giriş ücretsiz. Yolu biraz yokuşlu, yorulmadan geleyim derseniz 28 nolu sarı tramvay ile buraya gelin. Gül şeklindeki görkemli camının altından girin. 1147 yılından kalma kilise büyük depremler görmüş buna rağmen hala ayakta kalmış nadir yapılar arasında yer alıyor. Görülmeye değer.

Alfama

alfama lizbon

Alfama, sevimli fayans kaplı evleri ile çok hoş bir mimariye sahip. Aslında nemi yüksek olan bu şehirde binaları rutubetten korumak için kullanılmış ve daha sonra şehrin karakteristiği olmuş. Barrio Alto bölgesinin karşı tepesinde Sao Jorge Kalesi’nin arkasında kalan bölgeye Alfama deniyor. Şehirde ilk kurulan mahallelerden biriymiş, dar sokakları, pencerelerde asılan çamaşırları ile burası şehrin bir başka yüzü. 1755 yılındaki büyük depremde en az hasar gören bölge Alfama olmuş bu yüzden hala yaşayan tarihi burada görebilirsiniz.

lizbon gezi rehberi

Portekiz’e özgü kader ya da alın yazısı anlamına gelen hüzünlü fado müziği Alfama’da doğmuş ve diğer semtlere yayılmış. Çevrede fado evi denilen pek çok mekan var. Fado 19. yüzyılın başlarında Portekizli kadınların aylarca bekledikleri denizci eşlerine duydukları özlem, acı ve mutluluklarını anlattıkları hüzünlü bir müzik türü. Dinleyince sözlerini anlamasınız da içinizi bir hüzün kaplar, her dinlediğinizde gözleriniz dolar. Fadoları “fadista” dedikleri şarkıcılar söyler. Canlı performanslarda her fadista 3 şarkıyı mikrafonsuz söyler.

Padrão dos Descobrimentos (Kaşifler Anıtı)

kaşifler anıtı

Portekiz Kaşifler Anıtı, Jerenimos Manastırı’nın önünde, Tejo nehri kıyısında yer alıyor. 1960 yılında yapılan anıt, Lizbon’un simgelerinden olmuş. Portekiz’de ilk denizcilik okulunu kuran denizci Prens Henrique’nin ölümünün 500. yılı anısına yapılmış. Portekizli ünlü denizci ve bilim adamlarının 15. ve 16. yüzyıllarda yaptıkları keşiflerin anısına hitap edilmiş. Anıtın üzerinde kaşiflerin seferlerini finansal olarak destekleyen prens Henrique, Hindistan’ı keşfeden Vasco de Gama, dünya etrafında ilk geziyi yapan Ferdinand Macellan ve daha bir çok matematikçi ve din adamının yer aldığı 30 önemli kişinin tasviri bulunuyor. Meydana etkileyici bir görüntü katmış. Anıtı çoğu kaşifin seferleri için yola çıktığı Belem bölgesinde yapmışlar. Sahilden açılan büyük bir gemi şeklindeki anıt yaklaşık 50 metre yüksekliğinde. Portekizli sanatçılar tarafından Portekiz dünya fuarı için tasarlanmış. Anıtın önündeki meydanda yerde büyük bir keşifler haritası resmedilmiş.

Museau Nacional do Azulejo (Ulusal Fayans Müzesi)

15. yüzyıldan günümüze kadar şehrin fayans koleksiyonunu görmek için buraya gelin. Portekiz’in tipik evlerini yansıtan ve hemen hemen her evin duvarlarını süsleyen seramiklere Azulejo deniyor. 15. yüzyıldan günümüze kadar şehrin duvarlarını süsleyen fayanslar özel bir koleksiyonla bu müzede sergileniyor. En üst katta yer alan “The Great View of Lisbon” isimli panoramik çalışmada Lizbon’un 1755 depreminden önceki halini görebilirsiniz.

Seyahatlerimle ilgili paylaşımlarımı Facebook ve Instagram hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

6 YORUMLAR

  1. Merhaba kardeşimle beraber lizbon gezimizde yazılarınızdan çok yararlandık. Gerçekten çok güzel bir şekilde anlatmışsınız. Çok teşekkür ederiz.

  2. Guzel yaziniz icin tesekkurler.ben esim ve 2 kizim 26 ocakta lizbon gidis donus 6 gunluk bilet aldim.lizbon ve portoyu gezmek istiyoruz.lizbon ve portekuz de konaklama cok pahali gekdi bana.4 kisilik uygun ve merkezi konsklana seceneklerini yazabilirmisiniz.birde lizbondan portotavotobusle nasil gidecez terminsl sdi.otobus firmasi gibi bilgiler verirmisiniz
    Son olarak once lizbondan mi baslayalim portodan mi.ben gidis donus lizbon bileti aldim.nasil bi rota takip edelim tesekkurker

    • Merhaba Kamil,
      Lizbon için şimdiden güzel bir tatil olmasını dilerim. Aslında çok makul evler var, biz iki kişilik ev kiralamıştık ve gecelik 15-20 € arası bir fiyata kalmıştık. Otel seçenekleri pahalı olabilir ama size uygunsa ailenizle Airbnb ile ev kiralayabilirsiniz. Her fiyata uygun evler var, benim yazımın içinde de ilk sefer için 20 €’ya varan indirim var dilerseniz o link üzerinden üye olup bu fırsatı değerlendirebilirsiniz. Rede Expressos ile gittik, internetten bulabilirsiniz. Lizbon’dan uçtuğunuz için Porto’ya git gel yapmanız mantıklı olur. Rotanıza yarım gün de Sintra’yı ekleyebilirsiniz. Ufak ve tatlı bir kasaba, detayları blogta bulabilirsiniz.

  3. Aralık başında yapacağım 8 günlük Portekiz gezisi için haftalardır çok sayıda gezi yazısı okumuş olmama rağmen bazı değerli bilgileri (Rua Augusta takının terasına çıkış olduğunu, Fronteira sarayı, müze girişlerinde Lisbon şehir kartı için ayrıcalık olduğunu) bu yazı sayesinde öğrendim. Emekleriniz ve paylaşımınız için teşekkür ediyor ve hemen Sintra yazısına geçiyorum. 🙂

    • Merhaba Sümer Bey,
      Yorumunuz beni çok mutlu etti. Gezilerimizin ardından saatlerce emek vererek bilgilerimi aktarmaya çalışıyorum. Bu zamanın karşılığında böyle övgü dolu sözler duymak tüm yorgunluğu unutturuyor. Umarım muhteşem bir gezi olur. Eminim ki çok seveceksiniz Portekiz’i. Keşif dolu seyahatler dilerim. Çok sevgiler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER YAZILAR